KORONAVİRÜS AŞILARINDA KALP KASI İLTİHABI (MİYOKARDİT) VE KAN PIHTILAŞMASI (TROMBOZ) RİSKİ NE KADAR?

0
158

‘’Miyokardit riski mRNA aşılarında, tromboz riski vektör aşılarında daha fazladır’’

Koronavirüs ile mücadelede aşılanma elimizde bulunan en etkili yöntem olarak görünüyor. Aşılanan kişilerde hastalığa yakalanma riski, hastaneye yatma riski ve ölüm riskinde belirgin azalma gözleniyor. Buna rağmen belirli bir kesim yan etkiler nedeniyle aşılardan uzak duruyor. Gerçekten koronavirüs aşıları riskli mi? Aşı olmamak bir çözüm mü? Bu yazıda koronavirüs aşılarının etkilerinden bahsedeceğiz.

Koronavirüs aşıları ne kadar etkili?

Şu anda piyasada kullanıma sunulan ve 3 farklı teknolojiyi kullanan koronavirüs aşıları oldukça etkili görünüyor. Hastalığa yakalanma riskinin % 60-95, hastaneye yatış ve ölüm riskini % 90-99 arasında azaltıyor. Etkinlik olarak mRNA teknolojisi kullanan Alman Biontech ve Amerikan Moderna aşıları bir adım öne çıkıyor. İnaktif aşılar olan Çin Sinovac ve Sinopharm hastalığı önlemede daha az etkili görünse de; hastaneye yatma ve ölüm rsikini belirgin olarak düşürüyor. Vektör aşı teknolojisi kullanan İngiliz Astra Zeneca, Amerikan Johnson and Johnson ve Rus Sputnik aşıları da inaktif aşılarla eşdeğer koruma sağlıyor.

Koronavirüs aşıları mutasyona uğramış variyantlara ne kadar etkili?

Alfa, beta, gama, delta ve lamda variyantları…Daha sık bilinen isimleriyle İngiliz, Güney Afrika, Brezilya, Hint ve Peru variyantları… Aşılar yapısı değişmemiş koronavirüse karşı geliştirildiği için, variyant tiplere etkisi daha az olmakta! Astra Zeneca aşısının Güney Afrika variyantına etkisi nerdeyse yok! Yine diğer çoğu aşıların bu sayılan variyantlar üzerindeki etkisi %50 yi geçmiyor. Variyantlar üzerindeki en etkili aşılar mRNA aşıları olarak gözlemlenmiş. Alman Biontech aşısının tek dozu normal şartlarda % 70 etkili iken, Hint variyantına karşı etkinlik sadece % 33. Ancak çift doz yapılan Biontech aşısının etkinliği variyant tiplerde de % 50 nin üzerinde koruma sağlıyor. Bu nedenle variyantlara karşı mRNA aşılarını tercih etmek daha mantıklı görünüyor.

Aşıların etki süresi ne kadar?

Koronavirüs aşılarının etkinlik süresi çok uzun değil. İnaktif Çin aşılarında 6. Aydan itibaren antikor düzeylerinde düşme izleniyor. mRNA aşılarında bu süre 1-1.5 yıla kadar uzayabiliyor. Bu durum aşıların belli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini gösteriyor.

Korona aşılarının yan etkileri neler?

En sık rastlanan yan etkiler kolda ağrı, halsizlik, baş ağrısı, ateş ve alerjik reaksiyonlardır. Alerji kolda döküntü şeklinde olabileceği gibi boğazda ödem gibi ciddi sorunlara da yol açabilir. Özellikle alerjik yapısı olanlar, gıda ve ilaçlara karşı alerjisi olanların hastanelerde aşı olması ve aşı sonrası 30 dk hastanede beklemesi faydalı olacaktır. Daha az rastlanan yan etkiler ise kan pıhtılaşması ve damarlarda tromboz, kalp kası iltihabı olarak tanımlanan miyokardittir. Bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıkları olan kişilerde aşı sonrası hastalıkta yeni alevlenme olabilmektedir.

Miyokardit riski hangi aşıda daha fazla?

mRNA aşıları olarak tanımlanan Alman Biontech ve Amerikan Moderna aşılarında kalp kası iltihabı – miyokardit riski daha fazladır. Risk genç erkeklerde hada yüksek olup, 20 binde 1 görülme sıklığına ulaşabilmektedir. Genel olarak tüm aşılanan kesime bakıldığında ise risk daha düşük olup ortalama 200 binde 1 olduğu tahmin edilmektedir. Şiddetli ve batıcı göğüs ağrısı ile ortaya çıkan miyokardit çoğu vaka da hafif seyir göstermiştir. Genelde aşıdan 4-5 gün sonra ortaya çıkmakta ve 2. Doz aşıdan sonra daha sık izlenmektedir. Göğüs ağrısı yaşayan kişilerin miyokardit riskine karşı muayene olması faydalı olacaktır. Tekrarlayan miyokardit atakları kalp yetersizliğinin önemli bir sebebidir. Daha önce miyokardit atağı yaşayan ve ciddi kalp yetersizliği bulunan kişilerin mRNA dışındaki aşıları tercih etmesi daha mantıklı olacaktır.

Kan pıhtılaşması riski hangi aşıda daha fazla?

Kanın koyu kıvamlı hale gelip pıhtılaşması özellikle vektör aşısı olarak bilinen İngiliz Astra Zeneca ve Amerikan Johnson and Johnson aşılarında daha sıktır. Bu durum Amerika’da Johnson and Johnson aşısının uygulanmasına ara verilmesine yol açmıştır. Aşıların içerdiği etken maddeler direk pıhtıya yol açmazken, vücutta oluşan bağışıklık cevabı ile pıhtıya meyil ve tromboz riski oluştuğu gözlenmiştir. Bu gibi durumlarda sık tercih edilen kan sulandırıcı heparin işe yaramamaktadır. Diğer kan sulandırıcılar tercih edilmelidir. Diğer vektör aşısı olan Rus Sputnik aşısında bu tür yan etkiler çok bildirilmemiştir. Ancak aşı ile ilgili gerçek dünya verileri yayınlanmadığı için bu aşıyı da tromboz riski açısından riskli aşılar grubuna koymakta fayda vardır. Damar hastalığı olanlar, daha önce emboli geçirenlerin bu aşılardan farklı aşılar tercih etmesi ya da kan sulandırcı kullanması mantıklı olacaktır.

Türk aşılarında risk var mı?

Faz 3 çalışması süren Türk aşılarının yan etkisi ile ilgili henüz veri yoktur. Aşı uygulanmaya başladığında sonuçlar net olarak ortaya çıkacaktır. Turkovac olarak adlandırılan Erciyes aşısı imaktive virüs aşısı olup yapı olarak Çin Sinovac aşısına benzemektedir. Farklı teknolojiye sahip VLP ODTÜ-Bilkent aşısı ve ASC zerrecik Boğaziçi aşısında Faz çalışmalarına devam edilmektedir. Bu aşıların variyantlar üzerinde daha etkili olacağı ifade edilmektedir.

Koronavirüs aşıları ile ilgili programlarımızı youtube kanalımız olan ”Dr Ahmet Karabulut” kanalından izleyebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz