10 SORUDA RİTİM BOZUKLUĞU

0
22

” Bu yazıda ritim bozukluğu ile ilgili sıkça sorulan soruların cevaplarını bulacaksınız”

1- Kalpte ritim bozukluğu ne demektir?
Kalp tıpkı saat gibi belirli aralıklarla ve düzenli olarak çalışır. İstirahat zamanında genelde 60-90 vuru/dk arasında çarpan kalbimiz çalışma ve spor sırasında 150 vuru/dk hıza çıkabilir. Uyku zamanında da 60 vuru/dk altına inebilir. Kalbin bu olağan çalışması dışındaki her türlü düzensiz atımlar ritim bozukluğu olarak adlandırılır. Ritim bozukluğu kalbin çok hızlı veya çok yavaş çalışması şeklinde olabilir. Ya da aralıklı tekleme tarzında düzensiz atımlar olarak kendisini gösterebilir. Ritim bozukluğu varlığı ileri araştırmayı gerektiren bir durumdur.

2- Ritim bozukluğu neden olur?
Ritim bozukluğunun birçok sebebi vardır. Bu sebepler daha çok kalp dışı hastalıklara aittir. Kansızlık, Guatr, Şeker ve tansiyon düşüklüğü, ilaç kullanımı, sigara ve alkol tüketimi, ateşli hastalıklar, su ve mineral dengesizliği, kafein ve gıda takviyeleri, uyku bozuklukları, hareketsiz yaşam ve kondisyon eksikliği, kilo ve stres çarpıntı yada düzensiz atım ile kendini gösteren ritim bozukluklarının en sık sebepleridir. Kalp kaynaklı sebepler ise daha ciddi ritim bozukluklarına yol açabilir. Kalp krizi, kapak hastalıkları, kalpte büyümü, kalbin sinir ileti yollarındaki bozukluklar kalp kökenli ritim bozuklukların en sık sebebidir.

3- Ritim bozukluğu belirtileri nelerdir?
Ritim bozukluğu farklı şekilde belirti verebilir. Tekleme düzensiz atım olarak ortaya çıkan ritim bozuklukları daha çok göğüste boşluk hissi, seyirme, hızlı vuru gibi belirtiler verebilir. Çarpıntı ile giden ritim bozuklukları göğüste kelebek gibi uçuşma hissi, göğüste dolgunluk, halsizlik, nefes darlığı ve daha ciddi durumlarda baygınlık ile kendini gösterebilir. Kalbin yavaş atımı ile giden ritim bozukluklarında temel belirti halsizlik, baş dönmesi, baygınlık hissi ve bayılmadır. Nadir izlenen kalbin sinir yolları ile ilişkili ritim bozuklukları veya kalp krizinin tetiklediği ritim bozuklukları ise hızlı müdahale yapılmadığında kalbin durmasına ve ölüme yol açabilir.

4- Ritim bozukluğu teşhisi nasıl konulur?
Ritim bozukluğu teşhisi için öncelikle kişinin bu durumdan şüphelenip doktora başvurması gerekir. Muayene, elektro çekimi ve ritim holter tetkikleri ile ritim bozukluğunun kesin tanısı konulabilir. Ailesel geçişli ciddi ritim bozuklukları ve ani kayıp olan ailelerin sağlam bireyleri de ritim bozukluğu açısından taranmalıdır. Özellikle yaşlılarda gözlenen atriyal fibrillasyon da ise ilk bulgu felç gelişimi olabilir.

5- Ritim bozukluğu tedavisi nasıl yapılır?
Ritim bozukluğunun türüne göre tedavi şeklide değişkenlik gösterir. Çoğu ritim bozukluğu ilaç tedavisi ile takip edilebilir. Kalbin hızlı atması ile ön planda olan ritim bozukluklarında ablasyon denilen anjiyografi ile yakma işlemi uygulanabilir. Ciddi hayatı tehdit edici ritim bozukluklarında kalbe şok veren kalp pilleri uygulanır. Bu piller bekçi görevi yaparlar ve ritim bozukluğu geliştiğinde devreye girerek ritmi düzene sokarlar. Özellikle yaşlılarda gözlenen kalbin yavaş atımı ile ilerleyen ritim bozukluklarında da kalp pili takılır. Bu pil şok veren bekçi pillerin aksine sürekli devreye girerek kalbin yeterli şekilde çalışmasını sağlar.

6- Pil seçiminde nelere dikkat edilmelidir?
Kalp pili seçiminde hastanın klinik durumu ve ritim bozukluğunun şekli göz önüne alınır. Kalp atışı düşük olan kişilerde standart kalp pili yeterli olurken; ölümcül ritim bozuklukları olan ya da ciddi kalp yetersizliği olan kişilerde bu pilin şok verici etkisi olması da istenir. Ayrıca kalp yetersizliği mevcut hastalarda standart 2 odalı uyarı yerine üç odalı uyarı veren kalp pili tercih edilmesi hasta açısından daha faydalı olabilir. Yine hastaların mevcut hastalıklarına göre pillerin MR uyumlu kalp pili tercih edilebilir.

7- Bu tedavilerden hangisinin yapılacağına nasıl karar verilir?
Ritim bozukluğunun tedavi şeklinde hastanın şikayetleri ve ritim bozukluğunun türü yol gösterici olur. Tedaviye başlamak için öncelikle kesin tanının konulması gerekir. Tanı koymak ritim bozukluğunun kısa süreli olduğu zamanlarda zor olmaktadır. Öncelikle ritim bozukluğuna sebep olan hastalığı ortadan kaldırmak gerekir. Sonrasında sağlıklı yaşam tarzı, düzenli egzersiz ve ilaç tedavisi sonraki basamakları oluşturur. Ablasyon ve kalp pili uygulaması ise son basamak tedavi şekilleridir.

8- Ritim bozukluğu ameliyatı sonrası kişi günlük hayatına ne zaman döner?
Ritim bozukluğu için ablasyon ya da kalp pili uygulanan hastalar normal yaşamlarına çabuk dönerler. Taburculuk sonrası ortalama 2-3 günlük istirahat dönemi çoğu zaman yeterli olur. Hastalar genelde 1 hafta sonrasında günlük işlerine dönmüş olurlar.

9- Ritim bozukluğu tedavisi sonrası kişiler günlük hayatta nelere dikkat etmelidir?
Kişilerin ritim bozukluğunu tetikleyebilecek alışkanlıklardan uzak durması önemlidir. Sigara, alkol, çay, kahve, kola, çikolata tüketimi çarpıntıyı tetikleyebilir. Stres ve gerginlik önde gelen çarpıntı sebeplerindendir ve tedaviye yönelik adımlar atılmalıdır. Düzenli egzersiz özellikle yürüyüş, yüzme çarpıntıyı azaltmada etkili yöntemlerdir. Ancak spora başlamadan önce hekimden fikir almak son derece önemlidir. Ritim bozukluğunda panik atak gelişimi sıktır ve gerekiyorsa psikiyatrik destek alınmalıdır. Uyku düzene sokulmalıdır. Günlük 2 litre sıvı alımı çarpıntı şikayetini azaltır. Üzüm ve bal çarpıntıyı azaltıcı etkileri iyi bilinen gıdalardır. Üzüm suyu, limonlu suyla veya sütle karıştırılmış balın düzenli tüketimi çarpıntıyı azaltmaktadır. Ancak kalp ritmi düşük olanlarda saf bal tüketimi nabzı daha da düşürüp baygınlık yapabilir. Ritim bozukluğu için ilaç kullanan kişiler ilacı aniden kesmemelidir. Ani ilaç kesimi çarpıntı ve ritim bozukluğuna davetiye çıkarır.

10- Ritim bozukluğunun hastanın yakınlarında da görülme ihtimali nedir?
Doğuştan gelen ve hayatı tehdit eden ritim bozuklukları sıklıkla kalıtsal geçiş gösterir. Bu durum ritim bozukluğunun türüne göre değişkenlik göstermekle birlikte %50 ye varan bir kalıtsal geçiş ihtimali söz konusu olabilir. Bu nedenle genetik ciddi ritim bozukluğu tanısı konulan ya da nedeni bilinmeyen genç yaşlarda ani ölüm gelişen ailelerde toplu tarama yapılması faydalı olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz