Genel SOĞUK HAVA KALP HASTALARINI TEHTİT EDİYOR!

8154-paralel-deniz ”Ani sıcaklık değişimleri kalp yetersizliği, ritim bozuklukları ve kalp krizini tetikleyebilir”

”Özellikle 65 yaş üzerinde risk daha belirgin”

İklimdeki ani değişmeler, ani sıcaklık düşmeleri küresel ısınmanın bir sonucu gibi görünüyor. Havanın soğuduğu bu günlerde kalp hastalarının dikkat etmeleri gereken noktaları sizin için yorumladık.

Soğuk hava kalbi nasıl etkiliyor?

  • Soğuk havada kan koyulaşır ve pıhtıya eğilim artar. Vücut damarlarındaki büzüşme ve tetikleyici sempatik aktivasyon sonucu tansiyonda artış olur. Kalp vücut sıcaklığını sabit tutmak için daha çok çalışır. Bütün bunlar kalbin üzerindeki yükü arttırarak, oksijen ihtiyacının maksimale çıkmasına neden olur. ”12-22 derece arası ideal sıcaklık olarak tanımlanmıştır” İngilterede yapılan bir araştırmada; 12 dereceden aşağıya doğru her 1 derece sıcaklık düşüşünde 200 fazladan kalp krizi gelişimi saptanmıştır. Kış aylarında yaza göre kalp krizi oranlarında %50 artış saptanırken, ocak ayında temmuza oranla 2 kat daha fazla kalp krizi gelişmektedir. Soğuğa maruz kalınan zamanda önemli olup, 2 haftanın üzerindeki maruziyette risk artmaktadır. 65 yaş üzerinde vücudun ısı düzenleme mekanizması daha hassas olduğundan risk daha belirgindir.
  • Özellikle sıfır derecenin altındaki havanın uzun süre solunması nefes darlığı ve ritim bozukluklarını tetikleyebilir.
  • Hipotermi soğuk havanın diğer bir etkisi olup, vucüt ısısının 35 derece altına inmesidir. Özellikle soğuk havada uzun süre korumasız kalanlarda sık görülür. Ritim bozukluğu ve kalp yetersizliği sıklıkla izlenir. Müdahale edilmeyen kişilerde ölüm gelişebilir. Evsiz, sokakta yaşayan yaşlı kesim risk altındadır.
  • Soğuk havalar ile birlikte grip, solunum yolu enfeksiyonları ve bronşit vakalarında ciddi artış olur. 5-15 yaş arası çocuklar ve 65 yaş üzeri yaşlılarda risk daha belirgindir. Tedavi edilmeyen boğaz enfeksiyonları çocuklarda romatizmal kalp hastalığına yol açabilir. Özellikle kalp yetersizliği bulunan kişilerde enfeksiyonlar ağır seyreder ve kalp yetersizliği kötüleşebilir.
  • Soğuk mevsim beraberinde ek efor sarfetme gereğine yol açabilir. Kar temizleme, yolda kalan aracı itme, yağmura yakalanmamak için koşma gibi ek eforlar vücudu hazırlıksız, risk altındaki kişilerde ritim bozukluğu ve kalp krizini tetikleyebilir.
  • Soğuk mevsimin getirdiği diğer risk ise güneş ışınlarından az faydalanmamızdır. Güneş ışınları D vitaminini vücutta aktif hale geçirmek için gereklidir ve kış mevsiminde D vitamini düzeyinde azalma olur. Belirgin D vitamini eksikliği kalp hastalıkları riskini 3 katına çıkarır.

Soğuktan korunmak için neler yapılmalı?

  • Rüzgar, yağmur ve kar yağışı soğuğu daha belirgin hissettirir. Böyle havalarda ek tedbir alınmalıdır.
  • Kafa bölgesinden ısı kaybı fazladır. Şapka yada bere kullanımı, yağışta yağmurluk yada şemsiye kullanımı ısı kaybını azaltacaktır.
  • İnce iki kat elbise giyilmesi ısı kaybının önüne geçecektir.
  • Ağır efordan uzak kalınmalı, özellikle yaşlılar günlük egzersizleri için kapalı ortam tercih etmelidir.
  • Alkollü içecekler vücuda sıcaklı hissi vermelerine karşın vücut damarlarında genişlemeye yol açarlar ve soğuk ile temasta ısı kaybı daha çok belirginleşir.
  • Kış aylarında sıvı alımı sıklıkla ihmal edilir. Hergün 3-5 bardak bitkisel çaylar, yeşil çay tüketimi sıvı ihtiyacını karşılar ve vücudu zinde tutar.
  • D vitamini eksikliği bulunan kişiler aktif formlu tabletler ile bu ihtiyacı karşılayabilirler.
  • Grip aşısı ve zatürye aşısı özellikle 65 yaş üstü kalp hastalarına önerilmektedir.
  • Günlük en az 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketimi hem damarlarımı korur hemde enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırır. Semt pazarlarının haftalık ziyareti ve taze sebze meyve temini önemlidir.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur. *

Sınırlı Sorumluluk Beyanı

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler ve yorumlar, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.