BeslenmeKalp Hastalıklarından Korunma ŞEKER HASTALIĞI – DİYABET HASTALARINA ÖMÜR UZATAN 5 ÖNERİ

Şeker hastalığı varlığı kalp hastalığı varlığı ile eşdeğer kabul ediliyor. Yani şeker hastalarında kalbin zarar görmemesi nerdeyse imkansız. Bu yazıda diyabet hastalarının kalp sağlıklarını korumak için almaları gereken önlemleri bulacaksınız.

Kalp hastalığı, dünyanın en büyük sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Ölümlerin üçte birinden daha fazlası kalp hastalığından kaynaklanıyor.  Diyabet hastalığı da kalp hastalığı gelişimi için en önemli risk faktörlerinden biri konumunda. Özellikle insülin kullanımı gerektiren diyabet kandaki yüksek şeker damar duvarına doğrudan hasar vererek kalp ve damar hastalığı gelişimine yol açıyor. Üstelik kontrolsüz diyabet hastalarında damarlar sıklıkla bütün seyri boyunca diyabet hastalığından etkilendikleri için bu hastalara müdahale kimi zaman imkansız hale gelebiliyor.

Diyabetin kalp üzerindeki olumsuz etkilerine gelince… Kontrolsüz diyabet; stent takılan hastalarda stent tıkanmasının en büyük sebeplerinden biri. Diyabet hastalarında kalp yetersizliği de yaygın damar hastalığı tutulumu nedeniyle daha sık görülüyor. Üstelik diyabet hastalarında kalp hastalığı çoğu zaman gizli ve sessiz seyrediyor. Bu nedenle şikayeti olmayan hastaların da mutlaka kalp muayenesinden geçmeleri gerekiyor. Daha da önemlisi diyabet hastalarının kalp sağlıklarını korumaları için yaşam ve beslenme alışkanlıklarında almaları gereken önlemler. Aşağıda sayacağımız önerileri dikkatlice okuyun:

  1. İdeal kilonuza ulaşın: Diyabet kontrolünde en önemli noktalardan biri, fazla kiloların verilmesi. Kilo vermekle insülin direnci düzeliyor ve şeker kontrolü daha rahat sağlanıyor. Ayrıca kilo vermekle tansiyon değerlerinde de düşme sağlanıyor, bunun sonucunda da kalp ve damarlar üzerindeki basınç azalıyor.
  2. 15 dakika hızlı tempolu yürüyüş yapın: Düzenli egzersiz hem insülin direncini düzeltiyor, hem de damar koruyucu maddelerin kana salınmasını sağlıyor. Düzenli egzersiz ritim ve tansiyonu düzenleyerek kalp ve damarları koruma altına alıyor. Haftanın 3-4 gününe yayılacak sabah ve akşam 15 dakika hızlı tempo yürüyüş en çok önerilen egzersiz şeklini oluşturuyor.
  3. Kolesterole dikkat: Diyabet hastalarında kolesterol ve yağ seviyesi genellikle daha yüksek oluyor. Kontrolsüz diyabet ve kolesterol yüksekliği de kalp ile damarları daha çok tahrip ediyor. Kalp ve diyabet hastalarında hedef kolesterol seviyesi daha düşük tutulmalı ve ilaç kullanımından kaçınılmamalı.
  4. Tütünden uzak durun: Kontrolsüz şeker ve sigaranın etkisi damarlar üzerinde daha belirgin oluyor. Bu 2 risk faktörünün toplamı, 1+1=2 değil 3-4 oluyor. Bu nedenle diyabet hastası iseniz pasif içicilikten bile uzak kalmanız şart.
  5. DENGELİ BESLENİN, ARA ÖĞÜNÜ ATLAMAYIN

Diyabet hastalarının dikkat etmeleri gereken en önemli noktalardan biri de beslenme tarzı. Beslenme dengeli olmalı ve ara öğünlerle desteklenmeli. Kalp hastalarına önerilen Akdeniz diyeti diyabet hastaları tarafından da  rahatlıkla uygulanabiliyor. Diyabet hastalarının dikkat etmesi gereken noktaları  şöyle sıralayabiliriz:

Beslenme dengesi bir gıdaya doğru kaymasın

Özellikle kilo verdiren diyet yapanlar sıklıkla şeker ve yağdan fakir, proteinden ise zengin diyeti tercih ediyorlar. Ancak yüksek proteinli diyet böbrek rahatsızlığını arttırabiliyor. Bu nedenle beslenme düzeninde denge bir gıdaya doğru kaymamalı. Günlük hayvansal protein ihtiyacını karşılamak için  80-100 gram yağsız et ve tek yumurta tercih edilebilir.

Haftada 2 gün balık şart

Haftada 2 gün balık omega 3’ün yanı sıra vücuda gerekli mineral ve proteini sağlıyor ve kan şekerini düzenliyor. Balık ızgara, buğulama ya da fırında pişirilmiş olarak tercih edilmeli, yağda kızarmış tava balıktan uzak durulmalı.

Taneli tahıllar sofradan eksik olmamalı

Fasulye, bezelye, nohut, mercimek gibi taneli tahıl ürünleri sofradan eksik edilmemeli. Çünkü bu besinler hem kan şekerini, hem de kolesterol dengesini düzenleyerek damarları koruyor.

Elma diyabet hastaları için birebir

Diyabet hastaları tatlı ihtiyaçlarını meyve ile karşılamalı. Meyve tüketimi ara öğünler şeklinde olmalı ve bir porsiyon ile sınırlanmalı. Meyve suları yerine meyvenin kendisi taze olarak tüketilmeli. Glisemik indeksi göreceli olarak düşük ve lif içeriği yüksek elma diyabet ve kalp hastalığı için oldukça faydalı. Günde 2 adet soyulmadan  kabuğu ile birlikte tüketilecek elma tatlı ihtiyacınızı karşılama dışında kan şekeri ve kolesterol oranlarını düzene sokacaktır.

Ara öğünlerde ceviz, badem ve yer fıstığı

Kalp hastalarına önerilen çekirdekli kuru üzüm diyabet hastalığı varlığında çok önerilmiyor. Ara öğünlerde tüketilecek taze ceviz, badem, yer fıstığı gibi kuruyemişler bitkisel omega 3 açısından zengin olup, hem kan şekerini düzenliyor, hem de damarları koruyor.

Brokoli ve avokado olmazsa olmaz

Günde 1 porsiyon sebze yemeği ve 2 porsiyon salata şekeri düzenliyor ve damar sağlığını koruyor. Özellikle brokoli ve avokado diyabet ve kalp hastalarının mutlaka tercih etmesi gereken gıdalardır.

Günde 20-30 gram arpa veya yulaf

Günde 20-30 gr lif tüketimi kan şekeri ve kolesterolü düzenleyerek kalp ile damar sağlığını koruyor. Arpa ve yulaf çözülür lif içeriği yüksek gıdalar olup, sofralardan eksik edilmemeli.

Tuz kullanımı 6 gramın altında olmalı

Tuzun fazla tüketilmesi kalp yetersizliğini ağırlaştırarak vücutta ödem gelişmesine sebep oluyor. Günlük tuz tüketimi 6 gramı geçmemesi gerekir. Hipertansiyon ve kalp yetersizliği bulunan diyabet hastaları günlük tuz kullanımını 3 gramın altına indirmeli.

Tatlandırıcı kullanımına sınır konulmalı

Tatlandırıcılar diyabet hastaları tarafından sıkça kullanılıyor. Tatlandırıcıların kalp hastalığını tetikleyici etkisi net bilinmiyor. Ancak tatlandırıcılı diyet içeceklerin uzun süre kullanılmasının damar hastalığı gelişimini tetikleyebileceği öne sürülüyor. Bu nedenle diyabet hastalığı bulunan kalp hastaları tatlandırıcı kullanımına sınır koymalı.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur. *

Sınırlı Sorumluluk Beyanı

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler ve yorumlar, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.