Genel KALP DAMAR HASTALIKLARI VE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Belli bir yaşa ulaşıldığında  ‘acaba kalbimde bir sorunum varmı?’ endişesi çoğumuz için tanıdıktır. Bu anlamda ne kadar risk taşıdığımızı anlamamıza yardımcı olacak kalp ve damar hastalıklarını hazırlayıcı faktörleri gözden geçirmek yerinde olacaktır.

Kalbin kasılmasını sağlayan myokard adı verilen kas tabakasının beslenmesi , ”koroner” denen (kalbe özel) damarlar vasıtasıyla gerçekleştirilir. Bu damarların esnekliğini kaybetmesi ve damar yapısında darlıklar gelişmesi ile gelişen klinik duruma halk arasında damar sertleşmesi de denen koroner kalp hastalığı (KKH) olarak isimlendirilmektedir. KKH farklı şekilde klinik olarak ortaya çıkmaktadır. Kimilerinde hiç bulgu vermezken, bazı kişilerde tekrarlayan gögüs ağrıları,çabuk yorulma, bayılma ve bazılarında da ani gelişimli kalp krizi olarak karşımıza çıkabilmektedir. KKH için risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir.

A-   Değiştirilemeyecek risk faktörleri:

  • Yaşın ileri olması ;  Erkeklerde 45, kadınlarda 55 yaş üzeri ve postmenapozal (adetten kesilme sonrası) dönemde olmak
  • Cinsiyet   ;  KKH daha çok erkeklerde görülür.
  • Kalıtım      ; Ailede bu hastalığın bulunması

B-  Değiştirilebilir (önlenebilir) risk faktörleri:

  • Sigara kullanımı
  • Hipertansiyon   ;  Kan basıncının ( 140 / 90 mmHg’dan ) yüksek olması
  • Diabet   ;  Şeker hastalığı
  • Stres
  • Kandaki “Total Kolesterol” düzeyinin ( 200 mg/dL’den ) yüksek olması
  • Kandaki “HDL Kolesterol”  düzeyinin ( 35 mg/dL’den ) düşük olması
  • Diğerleri   :   Şişmanlık, hareketsiz yaşam, gut hastalığı, aşırı alkol ve kahve tüketimi, hiperkalsemi (kan kalsiyum düzeyinin yüksek olması), kadınlar için oral kontraseptif (doğum kontrol hapı) kullanımı

Saydığımız risk faktörlerini en aza indirmek bizi KKH dan o miktarda uzaklaştıracaktır. Hipertansiyon ve şeker hastalığı gelişimi önlenemese dahi bu hastalıkların tedaviyle kontolü mümkündür. Sigara, alkol mümkün olduğu kadar azaltılmalı veya kesilmelidir.Değiştirilebilir faktörler içinde önlenmesi zor olan faktörlerden biride strestir. Kişinin kendi iradesi, çevre ve ailesinin yardımı, gerekirse psikiyatrist ve psikologların tedavisi ile stres yenilebilir. Sürekli stres  altında kalan kişiler öncelikle stresin nedenlerini düşünmeli, bunları ortadan kaldırmaya çalışmalı veya bunlardan mümkün olduğunca uzak durmalıdır.Bir çeşit kan yağı olan kolesterol toplam düzeyinin azaltılması ve kolesterolün bir alt ünitesi olan HDL-Kolesterol düzeyinin artırılması diyet ve gerekirse ilaçlarla sağlanabilir. Şişmanlık da önemli bir risk faktörüdür.

Zayıflamak için çeşitli yöntemler kullanılabilir : Diyet, düzenli spor ve egzersiz, akupunktur, bitki çayları, (hekim gerekli görürse) ilaç tedavisi ve aşırı derecede kilolular için cerrahi tedavi (ameliyat). Bunlar yapılırken dikkat edilmesi gereken nokta kiloların yavaş yavaş ve uzun zamanda verilmesidir; unutulmamalıdır ki hızlı verilen kilolar yine hızlı bir şekilde yerine gelebilir. Hareketsiz (sedanter) yaşamdan mümkün olduğunca kaçınmalı; örneğin yakın mesafeler için araba kullanmamalı, asansör yerine merdivenleri tercih etmeli, hergün düzenli yürüyüşler ve egzersizler yapmalıdır. Yalnız sporu yaşımıza ve bünyemize göre yapmalı, vücuda aşırı yüklenmemelidir. Gut hastalığı varsa hekimin vereceği ilacı düzenli kullamalı, protein diyetine uyulmalıdır.  İçme suyumuz yeterli sertlik seviyesinde olmalıdır, ancak aşırı sert sular da kullanılmamalıdır (böbrek, mide vb rahatsızlıklara  sebep olur) .Hiperkalsemi (kan kalsiyum düzeyinin yüksek olması) kan tahlillerinde saptanmışsa doktora başvurmalıdır, kontrol altına alınmalıdır. Bayanların oral kontraseptif denen doğum kontrol haplarını uzun süreli kullanmaları özellikle sigara içimiyle birlikte KKH açısından sakıncalı olabilir. Bu ilaçlar kullanılmadan önce hekime danışmada fayda vardır.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur. *

Toplam 12 yorum

  • Soner

    Ağustos 4, 2016 at 09:30

    Değerli hocam bende yaklaşık bir yıldır çok alkol alınca diyeyim ben kendimce koyduğum teşhis, sabah yada ertesi gün öğlene doğru sol göğsümde sancı ağrıma ve aşırı terleme halsizlik bitkinlik oluyor.bir yıl önce check-up yaptırdım bir şey çıkmadı ama son zamanlarda çok fazla olmaya başladı ne dersiniz hocam ne olabilir?Kalple mi ilgilidir yoksa dahiliyemi?Günde 2 paket sigara içiyorum 20 yıldır ciğerlerde leke varmış ama önemli değil demişlerdi saygılarımla.yaş 45 erkek

    Cevapla

    • Doç. Dr. Ahmet Karabulut

      Ağustos 5, 2016 at 06:30

      Şikayetlerniz kalp kaynaklı olabilir. Testler normal çıkmışsa tomografik anjio ile kontrol yapılabilir.

  • Erdem

    Ekim 2, 2015 at 09:45

    Allah razı olsun doktor bey

    Cevapla

  • Erdem

    Eylül 28, 2015 at 16:11

    Doktor bey 3.8 sınırda bi değer dediniz. Yani 3.9 , 4 , 4.1 bu gbi değerler artık korkulcak dereceye ulaşmış demek midir.çok endişe duyuyorum doktor bey evlenicem yakında ama heran damar patlayacakmış hissine kapılıyorum. Yada evlenirsem bi erkek olarak evimi bakacak gücümü kaybedicekmişim gibi hissediyorum

    Cevapla

    • Doç. Dr. Ahmet Karabulut

      Eylül 29, 2015 at 05:46

      Ameliyat sınırı 5.5 cm olup, hastalık genelde yavaş seyirlidir.

  • Erdem

    Eylül 28, 2015 at 10:01

    Doktor bey peki ilerlemesi nasıl olur durup dururken de ilerlermi 3.8 kende patlama riski var mı birde doktor bey rüptür olmaksızın ne demek.

    Cevapla

  • Erdem

    Eylül 27, 2015 at 17:09

    Çok afedersiniz doktor bey yanlış yazdım sitelere bakıyorum bazı sayfalar normal damar genişliği 2 ile 4 arası olması gerekiyor. Bazı sayfalar en fazla 3 bucuk olmalı yazıyor. Kafam allak bullak oldu. Benim damarım 3.8 bu durumda genişler patlar mı. Sizce kaçtır. Doktor kolestrol tansiyon şeker de normal görünce normal hayatına devam dedi bende bu yüzden yememe içmeme öyle çokta dikkat etmiyorum. Kendimi vücut olarak iyi hissediyorum ama hep patlayacak olmasından korkuyorum 🙁

    Cevapla

    • Doç. Dr. Ahmet Karabulut

      Eylül 28, 2015 at 06:50

      Her damarın çapı farklıdır. Damarın spesifik ismine göre yorum yapmak daha doğru olacaktır. Söz konusu damar aort ise 3.8 cm sınırda bir değer olarak yorumlanır.

  • Erdem

    Eylül 27, 2015 at 17:03

    Merhabalar doktor bey. Kafama takılan bi kaç şey var yardımcı olursanız çok memnun olurum. Ben 25 yaşındayım bu yıl tamamen şikayetsiz bi şekide tesadüfen askerde ilk muayene akşamında önce kalbimin hızlı atmasıyla üfürüm duyulmasıyla sarsıldım. Bi kaç gün sonra askeri hastaneye sevkedildik bir kaç arkadaşla. Orda muayene eden doktor mvp hafif te my olduğumu söylediler ama önemli değilmiş. Askerlik yapabilir mişim. Sonraysa bi kaç gün sonra tekrar bi muayene sırasında aort damarın hafifte kalın olduğu rüptür olmaksızın notunuda düşerek beni askerden geri yolladılar. Tabi çok sarsıldm hiç bi şikayetim yoktu kalple ilgili bu zamana kadar da hep çalışmışmdr. Erken de yorulmam. Hemen iyi bi doktora gittim o da aynılarını söyledi mvp hafif my aort damarda 3.8 hafif dedi beş sene sonra gel ddi. Bu beni rahatlattı ilk Zamanlar ama aklımdan çıkmıyor. Doktor bey. Mvp hafif my gerçekten önemsiz mi diğer herşey normal romatizmalde deği ilerler mi yine bu durumda. Ve 3.8 sizce nasıl bi değer. Normalde kaç olmalı araştırıyorum bi sayfa 2-8 arası diyor. Bazısı 3.5 yani şimdi benim damarım sürekli genişlicek mi acaba ameliyat şart olcak mı. Şimdiden teşekkür ederim doktor bey. Bu arada kolestrol ve tansiyonda normal bu durumda ben ne yapmalıyım. Altı ay oldu doktora gitmek istiyrm sürekli genişleyip genişlemediğini düşünüp duruyorum.

    Cevapla

    • Doç. Dr. Ahmet Karabulut

      Eylül 28, 2015 at 06:52

      mvp ve hafif my ilaçsız takip gerektirir. Kapak yapısı kalın değilse hastalığın ilerleme şansı düşüktür.

  • Ayşegül

    Eylül 25, 2015 at 19:05

    Hocam doğum kontrol hapları ekstrasistol e neden olur mu

    Cevapla

    • Doç. Dr. Ahmet Karabulut

      Eylül 26, 2015 at 13:23

      Her ilacın özellikle ilk kullanımda çarpıntı yapma potansiyeli vardır.

Sınırlı Sorumluluk Beyanı

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler ve yorumlar, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.