Kalp Krizi KALP KRİZİ ANINDA NELER YAPILMALIDIR?

Heart-attack-alarm‘’Kalp krizi dünyada kalp yetersizliği ile birlikte en önde gelen ölüm sebebidir. Kalp krizine temel yaklaşım, hastanın etkili müdahale ve tedavisinin yapılabileceği bir kardiyoloji merkezine ulaşımının sağlanmasıdır’’

Kalp krizi, zamanında ve etkili müdahale yapıldığında rahatlıkla atlatılabilecek bir durumdur. Özellikle ilk 2 saat içinde yapılan müdahalelerde kalpte oluşabilecek hasar minimale inmektedir. Kalp krizine etkili müdahale yapılmadığında hastalar ya kriz döneminde kaybedilmekte, yada krizin oluşturduğu kalp yetersizliği sürecinde yaşam beklentileri azalmaktadır. Bu nedenle kalp krizi geçirdiği düşünülen hastaların en kısa sürede etkili tedavinin yapıldığı bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir.

Kalp krizinin temel belirtisi göğüste ağrı, baskı sıkıntı hissi, nefes darlığı ve ritim düzensizliğidir. Ağrı genellikle 20 dakikadan fazla sürer ve çeneye ve sol kola yayılabilir. İnanılanın aksine tek başına sol kolda uyuşmanın kalp krizini öngördürmedeki değeri düşüktür. Kalbin alt tarafını tutan krizlerde bulantı kusma, tansiyon ve ritim düşüklüğü görülebilir. Soğuk terleme yine göğüs ağrısına eşlik edebilir. Baş dönmesi, baygınlık hali, solukluk, halsizlik eşlik eden diğer semptomlardır. Daha öncesinde kalp krizi geçirmiş hastalar; ilk krizdeki benzer şikayetleri yaşadıklarında, vakit kaybetmeden takip edildikleri merkeze başvurmalıdır.

Göğüs ağrısı başladığında ne yapılmalı?

Öncelikle ağrının şekli sorgulanmalıdır. Gelip geçici, göğüs ve sırtta gezinen, noktasal ve bıçak saplanır tarzda ağrılar; hareket, derin nefes almak ve öksürmekle artan ağrılar sıklıkla kalp krizini göstermez. Göğüste hissedilen, yeri net belli olmayan, geniş alana yayılan ve sıklıkla kesintisiz uzun süren ağrılar kalp krizinin en sık belirtisidir. Şikayetler kalp krizini düşündürüyorsa, temel hedef en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaktır. Ancak başvurulan merkezde kalp krizine etkili müdahalenin yapılıyor olması şarttır. Yakın çevresinde kardiyoloji merkezi olan kişiler, yakınları ile birlikte ambulans beklemeden hastaneye başvurabilir. Ancak hastane uzak mesafede ise ambulans çağırmak gerekir. Ambulans gelinceye kadar imkan varsa tansiyon ölçümü ve dakikalık nabız sayısı bakılmalıdır. Yarım tablet aspirin çiğnenmelidir. Eski kalp hastaları yanlarındaki isordil 5 mg dilaltını tansiyon değerleri normalse alabilir. Nabız düşüklüğü ve tansiyon düşüklüğü olan hastalar ambulans gelinceye kadar ayakları yüksekte olacak şekilde sırtüstü yatırılmalı ve aralıklı olarak kuvvetlice öksürmelidir. Paniklemek şikayetlerin belirginleşmesine sebep olacağından, özellikle hastanın yanında bulunan kişilerin soğukkanlı davranması şarttır. Ambulansa alınan hasta, en yakın sağlık kuruluşu yerine, kalp krizine 24 saat etkin müdahalenin yapıldığı kardiyoloji merkezine götürülmelidir. Ambulansa alınan hastaya EKG çekilmeli ve ritim monitörizasyonu yapılmalıdır. Oksijen desteği ile birlikte damaryolu açılması ve destekleyici serum takılması önerilir.

Kalp krizinin kesin tanısı nasıl konulur?

Kalp krizinde birincil tanı yöntemi EKG dir. Büyük kalp krizlerinin çoğunluğunda EKG değişikliği vardır. EKG nin yol göstermediği hastalarda kesin tanı kanda bakılan kalbe spesifik protein değerlerinin yükselmesi ile konulur (troponin,ckmb,myoglobulin). Bazı hastalarda EKG ve kan değerleri normal olmasına karşın, göğüs ağrısının şekli ileri tedaviyi gerektirir (kararsız angina pektoris). Az olmakla birlikte bu kısım hastalar kalp krizinin öncesinde yakalanan ve tedaviden en çok fayda gören grubu oluşturur.

Kalp krizinin etkin tedavi şekli nedir?

Kalp krizindeki birincil tedavi şekli, hastalara koroner anjiyografi uygulanması ve tıkalı olan damarın balon-stent işlemi ile açılmasıdır. Bu işlem sırasında hastaya ek kan sulandırıcı ve kalbi destekleyici ilaçlar verilir. Nabız düşüklüğü olan hastalara geçici kalp pili takılması etkin müdahalenin unsurlarından biridir. Müdahale sırasında bazı hastalarda hayatı tehtit eden ve sadece elektroşok ile düzelen ritim bozuklukları gelişebilmektedir. Anjiyografi uygulanamayan merkezlerde, özellikle ilk 2 saat içinde başvurmuş hastalara pıhtı eritici tedavi (trombolitik tedavi) uygulanması alternatif tedavi şeklini oluşturmaktadır.

Sonuç olarak; kalp krizine uygulanacak etkin tedavi yöntemleri, erken dönemde yapılmadığında hastanın göreceği fayda orantısal olarak azalmaktadır. Kalp krizi şüphesi olan hastalar, 24 saat anjiyografi hizmeti veren en yakın kardiyoloji merkezine zaman kaybetmeden ulaştırılmalıdır.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur. *

Toplam 3 yorum

  • halil topuz

    Temmuz 7, 2016 at 22:48

    panik atakda yukselen tansiyon ve nabiz damarlari etkiliyormu? limonsuyu kürü tikanikliklari cozermi

    Cevapla

    • Doç. Dr. Ahmet Karabulut

      Temmuz 10, 2016 at 17:59

      Ani tansiyon yükselmeleri damarlara zararlıdır. Limon kürü yardımcı bir tedavi şekli olup asıl tedaviye eklenebilir.

  • Vedat Mahir Erden

    Mart 9, 2016 at 10:59

    Merhaba,
    Bilgilendirme yazınızı okudum. Çok yararliydi. İzmir Karsiyakada ve Çeşmede kalp krizi geçiren bir hasta nereye goturulmeli? Madem ilk iki saat çok önemli diyorsunuz. Özel Kent Hastanesi Çiğli Karsiyakadan gidilebilecek bir hastane. Sanırım burada kriz geçiren birine müdahale edilebilir. Karşıyaka Devlet ve Çeşme Devlet hastanesinde anjiyo ve stend takma ile kriz geçirene acil müdahale yapılabiliyordu? Tesekkurler.

    Cevapla

Sınırlı Sorumluluk Beyanı

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler ve yorumlar, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.