Genel KALBİNİZ BAHAR MEVSİMİNE HAZIR MI?

‘’Bahara girerken, hava sıcaklığı, nem ve tozlardaki değişim sağlımızı zorlayabilir’’

‘’Bahara sağlıklı girmek için bu önerilere kulak verin’’

Yine bir kuş mevsimini geride bıraktık. Havalar hafiften ısınmaya, güneş yüzünü göstermeye başladı. Ağaçlar beyaz çiçekleri ile baharı müjdeliyor. Peki kalbimiz bahara hazır mı?

Aslına bakılırsa soğuk kış mevsimi ve sıcak yaz mevsimine oranla bahar mevsiminin kalp hastalıkları üzerinde daha olumlu bir etki yapması beklenir. Zira kalp krizi riskinin düşük olduğu  12-26 derece sıcaklık ortalamalarını genelde bahar ayında yakalarız. Bahar ayı aynı zamanda bir uyanış ayıdır. Çiçeklerin, börtü böceklerin canlanma mevsimidir. Vücudumuzun kış uykusundan uyanacağı bu mevsime giriş ne yazık ki her zaman sağlıklı şekilde olmuyor. Özellikle baharın ilk 2 haftasında enfeksiyon ve alerjik hastalıklara daha sık rastlanıyor. Kış ayından bahara geçerken kalp krizi riskinde % 15lik bir yükselme izleniyor . Bahara olumsuz şekilde girişimizin en önemli sebebi aslında mevsim değişikliği. Bu riski süreç yazdan sonbahar ayına geçişte de yaşanıyor. Gece ve gündüz arasında oluşan sıcaklı farkı, artan nem ve sıcaklık, alerjenlerin havada sıklaşması ve havadaki iyon dengesinin değişmesi baharın kalp ve damar hastaları üzerinde ek risk oluşturmasına sebep oluyor. Günden güne 15 derecelere varan ani sıcaklık değişimleri de gribal enfeksiyonların sıklaşmasına yol açıyor. Havadaki iyon, toz ve polen yoğunluğu da alerjik akciğer hastalıklarını sıklaştırır.

Baharda oluşan bütün bu değişimler kalp üzerinde ek yük oluşmasına yol açar. Özellikle kalp yetersizliği olan kişilerde kliniğin kötüleşebilir. Kışın bitimiyle gribe veda ettiğimizi zannederken tekrar gribe yakalanmamız sürpriz olmaz. Özellikle gezginlerin yakalandığı griplerde hastalığın yayılarak kalbi tutma ihtimali mümkün. Bu durum kalp gribi olarak nitelendirilebilecek bazen kalp krizini taklit eden şiddetli göğüs ağrılarına yol açabilir.

Kalp üzerinde artan yükün diğer bir sebep ise kıştan kalan vücudumuzu direk baharın hızlı temposuna adapte etme isteğidir. Kış döneminde sıklıkla terk edilen egzersizler, alınan kilolar ve yavaşlayan metabolizmayı birden hızlandırmanız oldukça zordur. Güneşin görüldüğü ilk hafta sonu yapılacak mangal sonrası futbol aktiviteleri ritim bozuklukları, yüksek tansiyon ve kalp krizi ile sonlanabilir. Yüksek rakımda yapılan piknik ve sporlarda bu şikayetler daha belirgin hale gelebilir. Vücut yüksek rakıma ve neme hızlı ayak uyduramadığından ciddi nefes darlığı atakları saptanabilir.

Baharla birlikte kalp hızında sıklıkla bir artış olur. Bu durumun temel sebeplerinden  biri de havadaki iyon dengesizliğidir. İyonlar gözle görülmeyen, kokusuz küçük moleküllerdir ve sıklıkla solunum ile vücuda alınır. İyonlar nem, sıcaklık, basınç  değişikliklerinde havada daha sık oluşur. Rüzgarlı havalarda negatif iyonlar daha ağırlıktadır. Bu iyonlar vücuda alındığında sıklıkla vücudun elektriğini nötralize eder. Kişiden kişiye değişmekle birlikte negatif iyonlar genelde vücutta antidepresan etki yaparken; pozitif iyonlar yorgunluk, halsizlik, kaygı ile seyreden bahar yorgunluğunu tetikler. Positif iyon maruziyetinde çarpıntı şikayetleri sıklıkla izlenir.

Bahara sağlıklı bir giriş yapmak için neler yapılmalı?

  • Öncelikle üstümüzdeki ölü kış giysimizi birden çıkarıp atmamız mümkün değildir. Bu bir geçiş sürecidir ve sabırlı olmak gerekir. Bahara zinde girmenin en önemli yolu spor yapmaktan geçiyor. Sabah yapılacak esneme ve gevşeme hareketleri sonrasındaki 30 dk lık orta tempo yürüyüş ile bahara merhaba Birkaç gün içinde yürüyüş temposunu arttırarak kondisyon düzeyini arttırmak mümkün. Egzersiz yapmanın en keyifli yollarından biride bahçe işleri. Bahar ayında bahçenizi ekerek hem doğal sebze yetiştirebilir hemde  kalp damar sağlığınızı koruyabilirsiniz. Bahçede ortalama bir saat çalışma, yaklaşık altı kilometre yol yürümeye eşdeğer tutulmakla birlikte, vücuda esneklik ve direnç kazandırıyor. Özellikle gün ışığı ve toprakla ilgilenmek gerginlik ve kaygının da azalmasına katkı sağlıyor.

 

  • Bahar güneşinden faydalanma zamanı. Vücudumuzun direnci ve kalp damar sağlığı için önemli bir vitamin olan D vitamini genelde şubat ayında dip yapar. Baharla birlikte D vitamini depolarını doldurmanın en doğal yolu ise bahar güneşi. Öğle saatlerine doğru 20-30 dk kol ve bacaklardan alınacak güneş ışınları günlük D vitamini ihtiyacını karşılayacaktır.

 

  • Nefes alma egzersizleri ile bahara daha sağlıklı bir giriş yapabilirsiniz. Doğru nefes alma tekniği ile kalp ve damar sağlığında düzelme izlenir. Derin soluk alındığında kan basıncında düşme ile birlikte kalbe gelen kan miktarında artış olur. Bu durum vücuttaki ödemin azalmasına ve daha çok kanın akciğerler tarafından temizlenmesine yol açar. Nefes tutulduğunda ve verildiğinde kalp ritminde düşme izlenir. Doğru nefes taktiği ile çarpıntı sıklığında azalma meydana gelir. Bütün akciğeri çalıştırarak alınacak doğru nefes ile özellikle kalp yetersizliği hastaları ciddi derecede fayda görebilir. Doğru nefes tekniği sadece kalp ve damar sağlığını değil bütün vücut sağlığına katkı sağlar. Kaygı ve depresyon sıklıkları azalır. Ağrılı kas hastalıkları ve migren atak sıklığında azalma sağlar. Akciğer kapasitesinde artış yapar. Sindirimi kolaylaştırır. Zihinde canlılık uyandırarak dikkat ve hafızayı güçlendirir. Uyku öncesi yapılacak nefes egzersizi ile uyku kalitesinde artış sağlanır. Nefes egzersizinin yoga yada meditasyon ile birleştirilmesi vücutta genel rahatlama sağlayarak ek fayda getirebilir. Günlük önerilen nefes egzersizi süresi 15-30 dk arasındadır. Nefes egzersizinin toz ortamı düşük fresh bir ortamda yapılması alınacak faydayı katlayacaktır. Açık havada güneş altında yapılacak nefes egzersizi ile ek olarak vücudun günlük D vitamini ihtiyacı da karşılanmış olacaktır. Nefes egzersizleri ile alınacak negatif iyonlar vücudun bahar yorgunluğunu çabucak atlatmasını sağlayacaktır.

 

  • Bahara sağlıklı girmenin diğer önemli öğesi ise sıvı tüketimi, yani su! Kış aylarında genelde terk ettiğimiz su içme alışkanlığını tekrar kazanmamız gerekir. Baharın vücuda getireceği hareket ile vücudun su ihtiyacı artacaktır. Su kanın kıvamını ayarlayan temel etkendir. Yeterli su içmek demek kanın akışkanlığının iyi olması ve damar sağlığının korunması anlamına gelir. Günlük yeterli miktarda su içmeyen kişilerde nefes darlığı ve çarpıntı şikayetlerine daha sık rastlanılır. Ayrıca böbrek fonksiyonlarımızı korumak, su-mineral seviyesini optimal düzeyde tutmak için günde 2 litre su tüketimine önem vermemiz gerekir.

 

  • Baharın canlandırıcı havasına merhaba derken bu havayı sigara ve tütün ürünleriyle kirletmemek şart. Kışın getirdiği yakıt kirliliğine ek olarak ciğerlerini sigara dumanı ile dolduran kişiler baharın temiz havasıyla detoks yapabilirler. Sigaranın azı çoğu her şekilde zararlıdır. Günde 3-4 sigara içen kadınlarda ve 6-7 sigara içen erkeklerde kalp krizi riski ikiye katlanmaktadır.

 

  • Baharla birlikte daha rahat ulaşacağımız taze sebze ve meyve tüketimi ile kalp ve damar sağlığınıza olumlu katkı sağlayabilirsiniz. Günde iki porsiyon mevsim meyvesi, 2 porsiyon salata ve 1 porsiyon sebze yemeği ile günlük lif, antioksidan ve vitamin ihtiyacını karşılamak mümkün. Baharla birlikte spora başlayacak kişiler vücudu güçlendiren ve bahar yorgunluğunu yok eden smoothie içecekleri tercih edebilirler. Elbette bu içecekleri kendilerinin evde yapması koşulu ile. 1 elma, 1 muz, 2 adet kivi, 1 adet greyfurt ve 5 adet ceviz ve 2 bardak su ile vitamin ve antioksidan değeri yüksek iki kişilik smoothie içeceği hazırlayabilirsiniz. Bu birleşime yarım avokado ekleyerek omega-3 oranını arttırmak mümkün.

 

  • Bahara merhaba diyeceğimiz dönemlerde enfeksiyonlardan uzak kalmak için ısı değişimlerine karşı uyanık olmak gerekir. Sabah güneşle güne başlarken öğleden sonra yağmurla ıslanma ihtimali hep akılda tutulmalıdır. Havada iyonları dağıtan rüzgarın etkisine karşı sıkı giyinilmelidir. Özellikle kalabalık ortamlarda enfeksiyon ajanlara havada asılı halde onları solumamızı beklerler. Özellikle öksürük, hapşırık ile bu mikroplar havaya daha rahat salınır. Hasta olduğunu düşündüğünüz kişilerle tokalaşmamak, kucaklaşmamak ta korunma amaçlı çözüm olabilir.

 

  • Uyku düzenini bozmamak hem genel vücut sağlığı hemde kalp damar sağlığı için önemlidir. Günlerin uzaması ile birlikte uyku düzeninde aksaklıklar sık izlenir. Günde 6 saatden az uyuyan kişilerde ve kalitesiz uykuya sahip kişilerde ritim bozukluğu ve tansiyon atakları daha sıktır. Amerikada yapılan bir araştırmada yaz saatine geçilen haftasonu sonrası pazartesi günlerinde kalp krizi riskinde artış olduğu ve bunun bozulan uyku düzenine bağlı olabileceği söylenmiştir. Sürekli yaz saatinde kalan ülkemizde bu durum sağlık açısından geçici bir avantaj sağlıyor olabilir.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur. *

Sınırlı Sorumluluk Beyanı

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler ve yorumlar, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.