Kalp Krizi GİZLİ KALP BELİRTİ VERMEDEN ÖLDÜRÜYOR!

Chest-Pains-and-Heart-Attacks1”Gizli kalp hastalıklarına tanı koymak zor olduğundan check-up programları altın fırsatlardır”

Son zamanlarda medyada sıkça rastladığımız ‘’gizli kalp’’ hastalığı aslında özel bir hastalık şekli olmayıp, sessizce ilerlemiş ve tanısı konulmamış kalp hastalıklarını ifade eder. Gizli kalp hastalıklarının bir kısmı ritim bozukluklarını kapsasa da % 80 olguda kalp damar hastalığı mevcuttur. Kalp damar hastalıklarının sessiz ilerlemesi sanılanın aksine oldukça yaygındır. Sessiz iskemide denilen gizli kap hastalığını saptamak zor olsa da, kalp damar hastalıklarının %20-40 ında damar hastalığının sessizce seyrettiği tahmin edilmektedir. Amerika da yapılan bir araştırmada kalp krizi ile hastaneye başvuran hastaların % 12.5 inde daha önceden geçirilmiş sessiz kalp krizleri saptanmıştır.

Kalp damar hastalıkları özellikle yaşlılarda, şeker hastalığı olanlarda, ve ameliyat sonrası nekahat döneminde olan kişilerde sessiz seyredebilir. Bu grup insanlarda ağrı eşiğinin yüksek olduğu yada vücuttaki ağrı uyarıcı sistemde bozukluk olduğu anlaşılmıştır.

Özellikle gençlerde gözlenen gizli kalp hastalığı ise yaşlılara oranla farklılık gösterir. Sıklıkla ilk bulgu kalp krizidir yada ölümle sonuçlanan ritim bozukluğu ile ortaya çıkabilir. Özellikle 45 yaş altında gözlenen kalp krizlerinin çoğunluğunda hastalar öncesinde kalp hastalığı tariflemezler. Ancak derinlemesine sorgulandığında hastaların bir kısmı son 2 gün içinde yeni başlayan nefes darlığı, göğüste sıkıntı hissi, çarpıntı, baş dönmesi gibi gözden kaçabilecek şikayetler tarifleyebilir. Şikayetleri kalp hastalığına yorumlamayan gençlerde hastaneye geç başvuru yetersiz tedavi ile birlikte kalp yetersizliği hatta ölüm ile sonuçlanabilir. Zaman kaybetmeden hastaneye başvuran ve etkin tedavi alan gençlerde kalp krizinden etkilenme yüzdesi yaşlılara oranla daha azdır.

Gizli kalbi gizlilikten çıkarıp aşikar kalp hastalığına dönüştürmek için öncelikle hastanın kalp hastalığı bulgularının farkında olup doktora başvurmasını gerektirir. Check-up programları gizli kalp hastalığını ortaya çıkarmada özel fırsatlardan biridir. Ancak özellikle gençlerde EKG, ultrason yada efor testleri gizli kalp hastalığını saptamada yeterli olmayabilir. Gençlerde gelişen kalp krizlerinin yarısında daha önceden ciddi olmayan bir darlığın üzerinde pıhtı oluşması ve damarın tıkaması ile kalp krizi gelişir. Bu kişilerde kriz öncesi yapılan efor testleri genelde normal saptanır. Bu nedenler bu kişilerde yapılacak en doğru tarama testi tomografik yöntemle yapılacak sanal anjiyogafidir. Sanal anjiyografi ile ciddi darlık oluşmamış kalp damar hastalığı başlangıcı saptanabilir.

Gizli kalp hastalığının tanısı şüphe ile ilgili testlerin yapılması ile konulur. Özellikle 1. derece akrabasında 45 yaş öncesi kalp krizi saptanan, ailesinde erken yaşta sebebi bilinmeyen ölümler olan, şeker hastası, kolesterolü belirgin yüksek ve özellikle sigara için gençlerde gizli kalp riski artmış olup, check-up faydalı olacaktır. Check up yaparkende akılcı, tanıya götürecek testlerin yapılacağı check up programları seçilmelidir. 45 yaş üstü kişilerde ekg, ultrason, efor testi yada ritim holter tetkiki ile gizli kalp tanısı koyma ihtimali daha fazladır.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur. *

Sınırlı Sorumluluk Beyanı

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler ve yorumlar, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.