Kalp Hastalıklarından KorunmaKalp Krizi DEPRESYON KALP KRİZİ RİSKİNİ İKİYE KATLIYOR!

”Depresyondayım, unutuldum……çok yalnızım” şarkısını mırıldanıyorsanız hiç vakit kaybetmeyin! Kalbiniz risk altında olabilir! Depresyon ve kalp hastalıkları el-ele, kol-kola giden ve ömrü kısaltan hastalık ikilisidir.

Çağımızın baş edilmesi en zor hastalıklarından birisidir depresyon. Şehir yaşantısının getirtiği zorluklar, ekonomik zorluklar, iş stresi, ailesel problemler sıklıkla depresyon ile sonuçlanıyor. İnsanımızın yarısında depresyon belirtileri saptanmış. Bu belirtilerin ilerleyip major depresyon dediğimiz tedavi gerektiren hastalığa dönüşüme riski ise üçte bir civarında. Yani ülkemizde her 10 kişiden biri tedavi gerektiren major depresyon hastası. 2014 yılında ülkemizde depresyon ilacı alan kişi sayısı 8 milyonu aşmış durumda. 2020 yılından sonra kaygı ve depresyon hastalıklarının en sık gözlenen hastalık grubu olacağı tahmin ediliyor.

Depresyonla kalp hastalıkları arasındaki ilişki neredeyse yumurta-tavuk döngüsüne eşdeğer seviyede. İki durumda birbirini tetikliyor. Depresyon olan kişilerde kalp krizi riski ikiye katlanmış durumda. Yine depresyon saptanan kalp krizi hastalarında 5 yıllık ölüm riski 3 kat daha fazla. Daha önce depresyon belirtisi olmayan ve kalp krizi geçiren hastaların yaklaşık % 40’ında yeni depresyon gelişimi mevcut. Yani depresyon kalp hastalıkları riskini, kalp hastalıklarıda depresyon riskini ciddi şekilde arttırıyor. Depresyon kalp yetersizliği hastalarında da ciddi bir problem oluşturuyor.

Depresyon saptanan kalp yetersizliği hastalarında hastaneye yatışlar daha sık ve ömür beklentisinde kısalma mevcut. Depresyon ritim bozukluklarını da tetikleyen bir hastalık. Depresyon hastalarında ortalama kalp hızı artarken, düzensiz atımlar ve atriyal fibrillasyon gibi ritim bozuklukları daha sık gözleniyor. Depresyona zemin hazırlayan kaygı bozuklukları, evhamlı yapı, yalnız yaşamak, sosyal izolasyon gibi durumlarda da kalp krizi riskinde artış mevcut.

Depresyon ile etkin mücadele kalp hastalıkları riskini de azaltacaktır. Yeni gelişen depresyon hastalarının % 70 i tedaviye erken dönemde cevap vermektedir. Tedaviye mutlaka aile ve sosyal çevrede katılmalı, bütün iş ilaçlara bırakılmamalıdır. Yıllarca depresyon ilacı kullanan ve tedavi olduğunu zanneden hasta sayısı az değildir. Depresyon ilacı kullanmak tek başına kalp hastalığı riskini azaltmayacaktır. Klinik iyileşme seviyesi risk analizinde temel alınmalıdır.

Zaman zaman herkesin hissettiği iştahsızlık, halsizlik, uyku düzensizliği,unutkanlık, mutsuzluk, yüzde donukluk halleri, ağlama, konuşmama, yalnız kalma isteği, kişisel bakım ve giyim kuşamın özentisiz ve kötü olması depresyonun sık ve erken görülen şikayetleridir. Bu bulgalardan bir kaçı uzun süreli mevcut ise major depresyon açısından kontrol şarttır. Depresyonda erken tanı ve tedavi depresyonu düzeltirken kalbide koruyacaktır.

Sonuç olarak, depresyon ve kalp hastalıkları birbirini gazlayan iki hastalıkdır. Depresyon hastalarında kalp hastalıkları taraması yapılmalıdır. Aynı şekilde kalp hastalığı mevcut kişiler depresyon açısından taranmalıdır.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur. *

Sınırlı Sorumluluk Beyanı

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler ve yorumlar, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.