Hipertansiyon AMERİKA HİPERTANSİYON SINIRLARINI NEDEN AŞAĞIYA ÇEKTİ ?

‘’Etkili tedavi ve takip  ile tansiyon kontrol altına alınmadıktan sonra ; sadece kılavuz ve önerilerle hipertansiyon hedeflerini aşağı çekmek hastaya pek fayda getirmeyecektir!’’

 

Hipertansiyon ya da tansiyon yüksekliği dünyadaki en önemli sağlık sorunlarından biri olup, hastaneye yatış ve ölümün önde gelen sebeplerinden biridir. Kontrolsüz yüksek tansiyon hastalarında felç, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği ve şah damar-aort genişleme hastalıkları oldukça sık izlenir. Büyük tansiyonda 115 birimden başlayarak her 20 birimlik artış; küçük tansiyonda 75 birimden başlayarak her 10 birimlik artış ölüm riskini ikiye katlamaktadır. Bu kadar önemli bir hastalıkla mücadele istenilen seviyede değildir ve tansiyon hastalarında kan basıncının kontrol oranı %50 nin altındadır. Tansiyon yüksekliği ile etkin mücadele için sürekli kılavuz ve öneriler yayınlanmaktadır. Son yayınlanan Amerika kılavuzu büyük tartışmaları beraberinde getirmiştir.

 

Son Amerika kılavuzu tansiyon sınırını 140/90 dan 130/80 değerine çekti. Uzun süredir tansiyon ile mücadelede yeni öneri sunmayı bırakın, 3 yıl öncesinde 60 yaş üzeri tansiyon sınırını 150/90 değerine yükselten Amerika neden böyle bir karara imza attı?

 

Böyle radikal bir karar almanın en önemli sebebi, hipertansiyon ile mücadelede dağılan dikkatleri tekrar toplamak temel amaç gibi görünüyor. 45 yaşın üzerindeki kişilerin gelecek 40 yıl içinde hipertansiyona yakalanma ihtimalinin % 90 saptanması ve hipertansiyonun ölüm sebepleri arasında ilk sıralarda gelmesi böyle bir adımın atılmasını zorunlu kılmış gibi görünüyor. Avrupa kılavuzlarını uygulayan ülkemizde aslında bu sınır 2007 Avrupa kılavuzu yayınlandığında zaten geri çekilmişti. Kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği olan, felç geçiren hastalarda zaten sınır değer 130/80; şeker hastalarında 13/85 birim olarak belirlenmişti. Bu önerilerde 2013 yılında gevşeme yaşanmış ve tedavi sınırı 140/90 birime çekilmiştir. Bu durum hekimlerin tedavi protokollerinde varyasyonlar yapsada bazı hekimler sıkı kontrolden yana olmuş ve daha alt sınırları hedef edinmiştir. Amerikanın aldığı ve geri adım olarak yorumlanacak bu karar bir sonraki Avrupa kılvuzlarını da şüphesiz etkileyecektir. Bununla birlikte tansiyonun ölçüldüğü mekan ve zamana göre, ölçüm şekline göre bu sınır değerlerde değişim olabilmektedir.

Amerika kılavuzu Avrupa kılavuzu
Büyük tansiyon Küçük tansiyon Büyük tansiyon Küçük tansiyon
Hastane/ofis ölçüm değeri 140 90 140 90
Evde ölçüm değeri 135 85 135 85
Gündüz ölçüm değeri 135 85 135 85
Gece – uykuda ölçüm değeri 120 70 120 70
24 saat ortalaması 130 80 130 80

 

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi ölçüm değerlerine göre belirlenen sınır değerlerinde Amerika ve Avrupa önerileri aynı seviyeye gelmiştir. Fırtına koparan fark ise Amerika’nın büyük tansiyonda 130-140 ve küçük tansiyonda 80-90 aralığını 1. evre hipertansiyon kabul etmesidir. Avrupa kılavuzunda bu aralıklar hipertansiyon öncesi evre olarak tanımlanmaktaydı.

Amerika kılavuzu Avrupa kılavuzu
Büyük tansiyon Küçük tansiyon Büyük tansiyon Küçük tansiyon
Normal <120 <80 <120 <80
Hipertansiyon öncesi evre 120-130 <80 130-140 85-90
Evre 1 130-140 80-90 140-160 90-100
Evre 2 >140 >90 160-180 100-110
Evre 3     >180 >110

 

Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere Amerika tanımlamaları basitleştirmiş, sınır değerleri aşağıya çekerek insanlarda daha erken dönemde farkındalık oluşturup gerekli tedbirleri almayı hedeflemiştir.

Hedefler aşağı çekilmiş olsada asıl önemli olan etkin tedavi yöntemidir. Tansiyon değerlerini tedavi ile hedef seviyeye çekemedikten sonra yapılan öneri ve hazırlanan bu kılavuzların hiç ehemmiyeti kalmamaktadır.

Günlük pratikte tansiyon değerleri Amerikan kılavuzun yeni hedef seviyesi olan 130/80 birimin üzerinde olan kişilere hemen ilaç tedavisi başlamak doğru yaklaşım olmayacaktır. Riskli grup olan kalp yetersizliği, kalp krizi, böbrek yetersizliği, felç, şeker hastalığı ve aort genişlemesi olanlarda ilaç önermek, kalan gruba ise sağlıklı yaşam şekli değişimlerini uygulamak en mantıklı yaklaşım gibi görünmektedir.

 

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur. *

Sınırlı Sorumluluk Beyanı

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler ve yorumlar, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.