Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey

kalbini sev!

KALP ÇARPINTISI NEDİR?

Posted on | Mart 17, 2010 | 4 Comments

Çarpıntı sorunundan korkmayın, ama onu pek de hafife almayın. Çoğu kez önemsiz ve masum nedenlerden kaynaklansalar da nadiren önemli ve çok tehlikeli sonuçlara yol açabileceklerini unutmayın.

Çarpıntı, kişinin kalbinin çalıştığının farkına varması olarak da tanımlanabilir. Kalp biz farkında olmasak da işini hiç aksatmaz ve düzenli olarak kasılır. Ne zaman ki kalp işini biraz hızlı yapmaya başlar, birkaç kez sıradışı kasılır, o zaman onun farkına varırız. Kimi göğsünde hızlı bir vuruştan, kimi kalbinin atışının bir süre durduğundan, kimi de göğsünde uçuşan bişeylerin varlığından sözeder. Kalbin güm güm göğse vurması, kuş kanadı gibi çırpınması, kelebek olup uçması gibi terimler de çoğu zaman bu tip durumlarda kullanılır. Ama hepsinin ortak adı ‘’çarpıntı’’dır.
İstirahat halinde normal bir insanın kalp atışı dakikada 60-100 atım arasında değişir. Çarpıntı, genel olarak kalp atışının dakikada 100’ ün üstüne çıkması olarak tanımlanır. Ancak , kalbin yavaş atımlarında veya normal atımlarında da kişi çarpıntı hissedebilir. Bu his kalbin hızlı atmasından çok düzensiz atımıyla ilgilidir ve kişi bu hissi genelde çarpıntı olarak tanımlar.

Günlük yaşamda bir çok durumda çarpıntı meydana gelebilir. Egzersiz, heyecan, umut, sevgi vs… Hepsi kalplerin hızlı çalışmasına ve kişinin çarpıntı hissetmesine yol açar. Bu tip durumların çoğunluğunda hissedilen duygu yoğunluğu çarpıntı hissinin önüne geçer. Oluşan çarpıntı normal bir his olarak karşılanır ve ciddiye alınmaz.
Gündelik yaşamda hissedilen beklenmedik çarpıntılar, kalpteki düzensiz atımlar çoğu zaman insanları endişeye sevkeder ve korkutur. Çarpıntının en rahatsız edici yanı kişide panik durumu oluşturmasıdır. Birkaç düzensiz veya hızlı atış öncelikle kafaları karıştırır ve zihinlerde soru işaretleri oluşturur. Kalp krizi geçirme korkusu, kalbimizin duruvereceği endişesi insanın ruhunu sarıverdiğinde tıbbi yardım istemek tek çıkış yolu olarak görülür.

Oysaki kalp çarpıntıların çoğu tehlikesizdir, iyi huylu ve masumdur. Çoğunun bir kalp hastalığı ile doğrudan ilişkisi yoktur. İnsanın korkması gereken durum, asıl o çarpıntının yarattığı anlamsız telaşın, endişenin kendisidir. Aşırı telaş ve korku, masum sıradan bir çarpıntı sorununu ciddi bir kalp problemine çevirebilir. Korkunun yarattığı panik, başka sağlık sorunlarını bile tetikleyebilir.

Çarpıntı nedenleri nelerdir?
Kalp hızını etkileyen pek çok şey vardır. Solunum hızındaki değişimler bile kalp hızını değiştirebilir. Solunumsal kalp ritmi bozukluğu ve buna ilişkin çarpıntı sorunu gençlerde sık görülür. Yine düzenli spor yapan gençlerde kalp hızının yavaşlamasına bağlı çarpıntı hissi oluşabilir.

Çarpıntının en sık nedeni sıkıntı, stres ve gerginliktir. Aşırı yoğun çalışanlarda, düzensiz uykusu olanlarda, iş ve aile ile ilgili problemler yaşayanlarda, aşırı sigara, alkol, kahve, çay, kola , çikolata tüketenlerde çarpıntı sık görülür. Aşırı yemek, mide ve bağırsaklardaki gaz sıkıştırmaları, kabızlık , az sıvı tüketilmesi durumlarında da çarpıntı gözlenebilir.

Özellikle sessiz ortamlarda kendini dinleyen kişiler kalp atımlarını duyabilirler ve bunu yanlışlıkla çarpıntı olarak tanımlayabilirler. Zayıf insanlarda bu duruma daha sık rastlanılmaktadır, endişe etmeye gerek yoktur.

Çarpıntıdan ne zaman korkalım?

Çarpıntı sorununu her zaman hafife almak, önemsememek bazı durumlarda hatalı olabilir. Özellikle yukarıda saydığımız bilinen hazırlayıcılar olmadan ortaya çıkan, sık tekrarlayan ve uzun süren çarpıntı ataklarını ciddiye almakta ve bir sağlık kuruluşuna başvurmakta fayda vardır. Hissedilen çarpıntı altta yatan bir hastalığın ilk belirtisi olabilir.
Kansızlık, guatr, tansiyon yüksekliği veya tansiyon düşüklüğü, ateşli hastalıklar kalp hastalıkları dışında çarpıntıya en sık yol açan diğer sebeplerdir.

Kalp kasına, kalbi çalıştıran iletim sistemine, kalp uyarılarını oluşturan sinus düğümüne, kalp zarına, kalp kapakçıklarına bağlı bir takım hastalıklar da çarpıntıya yol açabilir. Kalp yetmezliği, kalp kapağı darlığı ve genişlemeleri, kalp zarını tutan enfeksiyonlar ve özellikle koroner kalp damar hastalıklarında, bir ritim bozukluğu ve çarpıntı hissi hastalığın ilk belirtisi olabilir.

Çarpıntı ile birlikte, göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi, bulantı, fenalık hissi, soğuk terleme, göz kararması, baygınlık hissedilmesi altta yatan ciddi bir kalp hastalığının habercisi olabilir. Özellikle kalbi düzensiz ve çok hızlı atan, daha öncesinde kalp hastalığı tanısı konan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmasında fayda vardır.
Tanı yöntemleri nelerdir?

Özellikle kısa süren çarpıntılara tanı koymak güçtür. En basit tanı yöntemi çekilecek bir EKG (elektrokaryografi)’dir. Ancak bu yöntemin hastaya faydalı olabilmesi için özellikle çarpıntı anında yapılması gerekmektedir. Kısa süreli çarpıntı ataklarını yakalamada en sık başvurulan yöntem aralıksız ritim kaydının yapıldığı holter tetkikidir. Bu tetkikte hastaya elektrotları olan walkman büyüklüğünde cihaz takılmakta ve hasta bu cihazı 24 saat günlük hayatını sürdürürken taşımaktadır. 24 saat aralıksız ritim kaydı yapan bu cihazın verileri daha sonra incelenmekte ve çarpıntı atağı olup olmadığı saptanabilmektedir. Diğer bir yöntem ise olay kaydedici adını verdiğimiz, çalışma yöntemi ritim holtere benzeyen cihazdır. Fark olarak hasta çarpıntı hissettiğinde cihazı çalıştırmakta ve sadece o anın kaydı alınmaktadır. Bazı merkezlerde alınan kayıt transtelefonik yöntemle ilgili birime anında gönderilebilmekte ve anında cevap alınabilmektedir. Olay kaydediciler genellikle tanı konulamayan kısa süreli ani başlangıçlı çarpıntı şikayeti tarifleyen hastalarda kullanılmakta ve 1-4 hafta hasta üzerinde tutulabilmektedir. Diğer yapılan tetkikler çarpıntının nedenine yöneliktir. Kansızlık ve guatr düşünülen hastalarda kan tetkikleri, hipertansiyonu veya düşük tansiyonu olanlarda tansiyon takibi veya tansiyon holter; kapak hastalığı, kalp yetersizliği düşünülen hastalarda ekokardiyografi; koroner kalp hastalığı öntanısı konulan hastalarda efor testi ve sintigrafik tetkikler yapılabilmektedir. Ancak bütün bunlardan önce kişinin bir kardiyoloji uzmanına başvurup şikayetlerini ayrıntılı olarak anlatması ve muayeneden geçmesi gereklidir. Muayene sonrası hekimin önerisine göre çarpıntının nedenine yönelik tetkikler yapılmalıdır.

Nasıl tedavi edilir?
Tedavide temel prensip çarpıntıya sebep olan nedenin ortadan kaldırılmasıdır. Sigara, alkol, çay, kahve, kola, çikolata tüketiminin azaltılması ve kesilmesi önerilir. Stres ve gerginliğe yönelik dinlenme veya tatil, kaplıca, masaj ve spa seansları, meditasyon ve yoga programları uygulanabilir. Düzenli egzersiz özellikle yürüyüş, yüzme çarpıntıyı azaltmada etkili yöntemlerdir. Panik atak hastaları için psikiatrik destek alınmalıdır. Uyku düzensizliği olanlarda ilaç tedavisi uygulanabilir. Kansızlık mevcutsa öncelikle kansızlığın nedeni ortaya konmalıdır. Sonrasında demir, vitamin veya ciddi kansızlığı olanlarda kan transfüzyonu ile kansızlığın tedavisi yapılmalıdır. Hipertansiyonu olanlarda etkili ilaç tedavisi ile tansiyonun kontrol altında tutulması, diyet ve kilo verilmesi önemlidir. Çarpıntıya neden olan bir kalp hastalığı ise ona yönelik tedavi uygulanmalıdır. Kalbin ileti yollarındaki bozukluğa bağlı bir ritim bozukluğu varsa ilaç tedavisi , çarpıntının şekline ve konulan tanıya göre anjiografi ve ablasyon ( ritim bozukluğuna yol açan yerin yakılma işlemi) yapılabilir. Yine ani başlangıçlı ve hayatı tehtit edici ritim bozukluklarında elektroşok uygulanabilir.
Çarpıntıya karşı hangi besinler tüketilmelidir?

Üzüm ve bal çarpıntıyı azaltıcı etkileri iyi bilinen gıdalardır. Üzüm suyu, limonlu suyla veya sütle karıştırılmış balın düzenli tüketimi çarpıntıyı azaltmaktadır. Saf balın aşırı tüketilmesinin ciddi ritim düşüklüğü, tansiyon düşüklüğü ve baygınlık yapabileceği de unutulmamalıdır. Taze meyve, sebze tüketimi arttırılmalıdır. Sebzeler çiğ yada az pişmiş olarak tüketilmelidir. Beyaz unla yapılmış besinlerden, katkı maddelerinden zengin gıdalardan, renklendirici eklenmiş gıdalardan ve aşırı baharattan uzak durulmalıdır. Yemekler ana öğünler şeklinde tüketilmeli ve ara kaçamaklardan uzak durulmalıdır.

Comments

“KALP ÇARPINTISI NEDİR?” için 4 yorum yapılmış

  1. ayse
    Aralık 6th, 2010 @ 16:59

    çok güzel,bilgi veren bir yazı olmuş.
    teşekkürler paylaştığınız için,tam sorularıma cevap buldum
    alıntı değilse elinize sağlık..

  2. Fahrettin
    Aralık 6th, 2010 @ 23:34

    hocam allah razı olsun vermiş olduğunuz aydınlatıcı bilgiler için kalp krizi geçirdim anjiyo oldum ve stent takıldı ara sıra kısa süreli çarpıntım oluyordu strese girmiştim ama şimdi rahatladım sağolun çok teşekkür ediyorum

  3. süreyya
    Şubat 2nd, 2011 @ 14:45

    Merhaba Ahmet Bey ben sizin medicine hospıtalden hastanızım bütün gerekli tetkikler yapıldı fakat bu bulguların kalple alakalı olmadığını, tamamen şikayetlerimin psikolojik olabilceğini söylemişsiniz nöröloji doktorum lustral verdi ben onu kullanmamıştım siz kullanmam gerektiğini söylemişsiniz ben çalışıyorum bu benim hayatımı etkiliycek derecede bi ilaçmidır haftasonu başlıycam sizden bilgi almak istedim

  4. İpek
    Mayıs 5th, 2014 @ 23:39

    Kaleminize dilinize sağlık çok güzel teşekkür ederim

Yorum gönder





Doç. DR Ahmet Karabulut
KARDİYOLOJİ UZMANI

drkarabulut@gmail.com
GSM: +90.505.3577477

Abone ol

ACIBADEM ATAKENT HASTANESİ

Acıbadem

ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ

Acıbadem

RANDEVU İÇİN TIKLAYIN

RANDEVU

KALBİNİSEV.ORG TWİTTER’DA!

ARAMA

Admin