Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey

kalbini sev!

29 EYLÜL DÜNYA KALP GÜNÜ❤️💪🏻❤️


Tarih Eylül 24, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

dunyakalpgunu_450”Dünyada bir numaralı ölüm sebebi olan kalp ve damar hastalıkları ile mücadele etmek mümkün”

Neden dünya kalp günü!!!

Kalp ve damar hastalıkları dünyada en önde gelen ölüm sebebi olmaya devam ediyor. 2008 yılında 17.3 milyon ve 2012 yılında 17.5 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölmüş durumda. Bu sayı tüm ölümlerin yaklaşık %30 una denk geliyor ve bu sayının 2030 yılında 23.3 milyon kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor. Ölümlerin çoğunluğu az ve orta gelişmiş ülkelerde olup, bu oran % 40 lara ulaşabiliyor. Kalp ve damar kaynaklı ölümlerin %40-45’i direk kalp krizi ve %30’u felçten kaynaklanıyor. Kalp hastalıkların bu kadar ön plana çıkması dünya sağlık örgütü ve üye ülkelerini tedbir almaya yönlendirmiş ve eylül 2000 yılı itibariyle bu hastalıklara dikkat çekmek için dünya kalp günü kutlanmaya başlanmıştır.

Ülkemizde durum nedir!!!

Ülkemizdeki veriler de genel dünya istatistikleri ile paralel seyrediyor. Ölümlerin % 40’ı kalp ve damar hastalıklarından olup, bu yaklaşık her 3 dakikada bir kişinin ölümünü ifade ediyor. 2014 yılında 153 bin ve 2015 yılında 157 bin kişi kalp ve damar hastalıklarından kaybedilmiş. Bu sayı kanserden kaybedilen kişilerin yaklaşık 2 katına denk geliyor.

rm_news_whd2015Risk faktörleri neler!!!

Kalp ve damar hastalığının değiştirilemeyen risk faktörleri; erkek cinsiyet, ileri yaş ve genetik yatkınlıktır. Kısmen kontrol altına alınabilen risk faktörleri ise; yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, stress ve yoksulluktur. Birde kalp hastalığı riskini arttıran ve tamamen önlenebilen risk faktörleri vardır. Bunlar; sigara ve aşırı alkol tüketimi, sağlıksız diyet ile beslenmek, hareketsiz ve tembel yaşam, şişmanlık, ihmal ve hekim kontrolünden geçmemek olarak sıralanabilir.

Kalp ve damar sağlığımızı koruyacak öneriler: Devamı

EYLÜL AYI İLE KALBİMİZE TAZELİK KATALIM 🍂🍁 ❤️🐟🍇💪🏻


Tarih Eylül 3, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

1”Eylül ayı; balığın, üzümün ve cevizin en tazesinin tezgahlarda yerini aldığı zamandır. Taze balık, üzüm ve ceviz tüketerek kalp ve damar sağlığınızı koruma altına almak elinizde”

Kalp hastalıkları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir numaralı ölüm sebebi. İnsanların üçte biri damar rahatsızlıklarının neden olduğu kalp krizi ve felç ten kaybediliyor. Oysaki sağlıklı bir yaşam tarzı ile kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürmek mümkün. Kalp hastalıklarına dikkat çeken aktiviteler genelde Eylül ayında zirve yapar. Dünya kalp günü Eylül ayı içerisinde 29 Eylül’de kutlanmakta ve kalp hastalıklarının önlenebileceği tekrar tekrar vurgulanmaktadır. Kalp hastalıklarını önlemede beslenmenin yeri tartışılmazdır. Eylül ayına özel kalbimize sağlık katacak üç beslenme önerisini sizinle paylaşmak istedik.

2

  •  Haftada 2 gün balık ile kalpler koruma altında : 1 Eylül’de balıkçılar ”vira bismillah” diyerek balık sezonunu açarlar. Balığın kalp ve damar dostu herkesçe kabul edilir. Bu olumlu etkiyi sadece vücuda faydalı omega-3 içeriği ile yapmaz. Balık aynı zamanda protein, vitamin ve mineral deposudur. Balıklar A,B,D,E,K vitaminlerinin hepsini içerir. 6 çeşit B vitamini içeriği yanında D vitamininden zengindir. Bunların yanında kalsiyum, demir, sodyum, potasyum, magnezyum, çinko, selenyum, fosfor gibi mineraller de içerir. Haftada 2 gün balık tüketmek vücudun hayvansal omega-3 ihtiyacını karşılayacaktır. Nerdeyse her balığın kalp ve damar sağlığına olumlu etkisi vardır. Pahalı balıklar daha besleyici ve sağlıklıdır inanışı doğru değildir. Omega-3 açısından en zengin mevsim balıkları sardalye ve istavrittir. Bunun yanında özellikle kuzey denizlerinden getirilen somon balıklarıda omega-3 deposudur. Balık tüketirken yağda kızarmış balığın faydalı etkilerinin azaldığı akılda tutulmalıdır.

Devamı

HAKİMİYET MİLLETİNDİR


Tarih Temmuz 28, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

15temmuz‘’Asil Türk milleti bir kez daha ülkeyi karanlığa sürüklemeye çalışan fetö terör örgütü ve karanlık güçleri bertaraf ederek ülkenin geleceğini kurtarmış, demokrasiye sahip çıkmıştır”

Ülkemizin olmazsa olmazı olan demokrasi ve milli irade 15 temmuz tarihinde büyük bir tehlike atlatmıştır. Karanlık güçlerin desteğini alan fetö terör örgütü ve darbeci cunta ülke yönetimine el koymaya çalışmıştır. Asil Türk milleti demokrasiye sahip çıkarak cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifiyle meydanları doldurmuş ve darbeye dur demiştir. Teşebbüs sonrası tutulan demokrasi nöbetleri ile yeni bir darbe tehlikesi önlenmiştir. Teşebbüs ile ilgili ayrıntılar ortaya çıktıkça ülkemizin ne kadar büyük bir tehlike atlattığı net olarak gözler önüne serilmiştir. Bu süreçte hayatlarını kaybeden şehitlerimize rahmet diliyorum, şehitlerimize minnet borçluyuz. Gazilerimize acil şifalar diliyorum. Demokrasiye sahip çıkan kardeşlerimize teşekkür edip, saygı ile selamlıyorum. Türkiye’ nin kalbi sizler sayesinde daha sağlıklı ve ritmik atacaktır.

SAĞLIKLI BİR BAYRAM İÇİN BU ÖNERİLERE KULAK VERİN :)


Tarih Temmuz 1, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

256731”Bayramda tüketime ve mideye yüklenen kişileri bekleyen tehlikeler; çarpıntı ve ritim bozukluğu, tansiyon yükselmesi, kalp krizi, felç, şeker krizi, kolesterol yüksekliği, kilo alımı ve barsak bozukluklarıdır”

Ramazan ayının son günlerinde bayram hazırlığı telaşı başladı. Kimi yapacağı bayram ziyaretlerini planlarken, kimiside tatil için geri sayımda bekliyor. Bu sene bayram tatilinin uzun olması, tatil için yapılan promosyonlar tatilci sayısını belirgin arttıracak. İster bayram ziyareti olsun, isterse tatil; bayramda temelde odaklanılan nokta ise aşırı tüketim. Ramazan ayında dinlenen mideler bir anda çeşit çeşit yiyeceklerin ve özellikle tatlı ve çikolataların hücumuna uğrayacak. Oruç sonrası mideye yapılacak aşırı yüklenme başta mide rahatsızlıkları olmak üzere ciddi sağlık sorunlarını için risk teşkil ediyor. Özellikle açık büfe tatilciler her şey dahil konsepti ile günde 6-7 ana öğün tüketebiliyor. Tatili ve bayramı sağlıklı kılacak önerileri sizler için sıraladık. Devamı

KALP HASTALARI İÇİN ORUÇ REHBERİ


Tarih Haziran 3, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

1460014147322”Kalp ve damar hastalığı olanlar, sürekli ilaç kullananlar oruç tutmadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmelidir ”

Zaman çabucak geçti ve yine ramazan ayı kapıları çalmak üzere. Oruç tutacak kişileri bu sene zorlu günler bekliyor. Zira yılın en uzun ve sıcak günlerinde oruç tutulacak. Oruç süresi yaklaşık 17 saate ulaşacak. Hava sıcaklıkları 30 dereceyi geçecek. Normal sağlıklı insanları dahi zorlayabilecek bu süreci rahat geçirmek için kalp ve damar hastalıkları olan kişilerin doktorlarının önerilerine harfiyen uymaları şart. Oruç tutması önerilmeyen kişilerin gizlice oruç tutması yılın bu uzun ve sıcak günlerinde istenmeyen sağlık sorunlarıyla sonuçlanabilir. Bu yazıda kronik hastalığı olanlar kadar sağlıklı kişilere de yol gösterecek oruçla ilgili önerilerimizi bulacaksınız.

 

Kimler oruç tutmamalı?

  • Kontrolsüz yada çoklu ilaç kullanan yüksek tansiyon hastaları
  • Kalp yetersizliği hastaları
  • İnsülin yada çoklu ilaç kullanan şeker hastaları
  • Son 3 ay içerisinde kalp krizi geçiren ve stent takılan yada bypass olan hastalar
  • Tedavi edilmemiş damar hastalığı olan kişiler
  • İlerlemiş kapak hastalığı olanlar
  • Ciddi ritim bozukluğu olanlar
  • Hastalıkları nedeniyle günün belirli saatlerinde ilaç almak zorunda olanlar ve bu ilaç tedavisi iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalar

Devamı

AZ SU İÇENLERDE KALP KRİZİ DAHA SIK!


Tarih Mart 22, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

su”Günde 2 bardak ve altında su içenlerde kalp krizi riski % 50 artıyor!”

Susuz yaşam düşünülebilir mi ? Dünyada yaşamın sürdürülebilmesi için olmazsa olmazlardan olan su asırlardır süregelen insanlar arasındaki savaşların ve anlaşmazlıkların hep temelinde olmuştur. Suyun yerini tutabilecek hiç bir sıvı bulunamamıştır. Buna rağmen suya gerekli özen gösterilmemiş ve temiz su kaynaklarının sayısı hızlıca azalmaya yüz tutmuştur. Suyun öneminin daha rahat anlatılması için 22 Mart Dünya su günü olarak kutlanmakta ve temiz su kaynaklarının önemine vurgu yapılmaktadır. Yeryüzünde yaşamın devamını sağlana su vücudumuz için de vazgeçilmez bir sıvıdır. Öyleki; erkek vücudunun % 60 ı ve kadın vücunun % 50-55 i sudan oluşmaktadır. Kabaca ortalama 70 kg olan bir kişide 42 litre su bulunur.

Suyun vücutta genel dağılımı:

Bir çok hayati organda bulunan su miktarı % 70 in üzerindedir. Beyinde % 75, kalpte % 79, akciğerlerde % 79 ve böbreklerde % 83 oranda su bulunur. Kasların bile % 76 sı sudur. En az su miktari ise % 10 ile yağ dokusu ve % 22 ile kemikte bulunur. Yani kilolu ve yağlı olan kişilerde vücuttaki su oranı azalır.

Vücutta su döngüsü nasıl olur: Devamı

KALP HASTALARINI SOĞUKTAN KORUYACAK 11 ÖNERİ


Tarih Ocak 20, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

18012016-1-640x360Kalp hastalıkları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önde gelen ölüm sebebini oluşturuyor. Bu nedenle kalp hastalıkları hemen herkes için korkulu bir rüyadan farksız. Kalp hastalığına yakalanan kişilerin yarıdan fazlasında bu korku nedeniyle depresyon gelişiyor. Oysaki kalp hastaları, sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek ve hekimlerine önerilerine uyarak ömürlerini uzatabilirler. Kalp hastalarının dikkatli olması gerektiği noktalardan biri de soğuklardan korunmak. Ani sıcaklık değişimleri kalp yetersizliği, ritim bozuklukları ve kalp krizini tetikleyebilir ve bu durum özellikle 65 yaş üzerinde daha belirgindir. Havanın soğuduğu bu günlerde kalp hastalarının soğuktan nasıl korunacaklarını, dikkat etmeleri gereken püf noktaları sıraladık.

  1. Uzun süre soğuk havada yürümeniz gerekiyorsa maske kullanın. En çok yapılan hatalardan biri soğuğa karşı kat kat elbise giyerken ağız ve burunun korumasız bırakılmasıdır. Özellikle sıfır derecenin altındaki havanın uzun süre solunması nefes darlığı ve ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Ağız ve burunu kapatacak bir maske yada atkı kullanımı solunacak havayı ısıtacak ve vücudu soğuktan koruyacaktır.

  1. Soğuk havaya çıkarken atkı ve bere ile kafanızı koruyun. Vücuttaki ısı kaybının yarıya yakını baş bölgesinden gerçekleşir. Soğuğa karşı kafanın korunmaması vücudu soğuğun zararlı etkilerine maruz bırakır. Soğuk havada kan koyulaşır ve pıhtıya eğilim artar. Vücut damarlarındaki büzüşme ve tetikleyici sempatik aktivasyon sonucu tansiyonda artış olur. Kalp vücut sıcaklığını sabit tutmak için daha çok çalışır. Bütün bunlar sonucunda kalbin üzerindeki yük artar

  1. Rüzgar, yağmur ve kar yağışı soğuğu daha belirgin hissettirir. Böyle havalarda ek tedbir alınmalıdır. Yağmurluk yada şemsiye kullanımı ısı kaybını azaltacaktır.

Devamı

KALP HASTALARINA ÖMÜR UZATACAK 11 ALTIN ÖNERİ :)


Tarih Ocak 19, 2016 | 3 Yorum
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

image_650_365Kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada en önde gelen ölüm sebebidir. Her üç ölümden biri kalp hastalığına bağlı oluşmaktadır. Kalp ve damar hastalığı tanısı konulan kişiler bu durumu dünyanın sonu olarak görmemelidir. Etkili tedavi ve sağlıklı yaşam tarzı değişikliği ile normal bir yaşam süresi beklentisini yakalamak mümkündür. Sağlıklı bir yaşam şeklini yakalamak için sıraladığımız öneriler tüm kalp hastaları için yaşam anayasası olmalıdır. Kalp hastalarının ömrünü uzatacak 11 altın öneriyi sizler için hazırladık.


1.Sigara içmemek:

Kalp hastalığı gelişimi için en önemli etkenlerden biridir. Stent takılan hastalarda sigara stent tıkanma riskini ikiye katlar. İçilen her sigara ile bypass ameliyatına bir adım daha yaklaşılır. Sadece sigara değil, puro, pipo, nargile gibi tüm tütün ürünlerinden uzak durmak gerekir.


2. İşlenmiş hazır et ürünlerinden uzak durmak:

Salam,sosis,jambon,sucuk gibi tuz ve katkı madde oranı yüksek gıdaların kalp hastalığı riskini arttırdığı net olarak gösterilmiştir. Et taze olarak tüketilmeli, miktar olarak günlük 100 gramı geçmemelidir. Sakatat ürünleride kalp hastalarının uzak kalması gereken ürünlerdendir.


3. Tuz tüketimini azaltmak:

Özellikle kalp yetersizliği ve yülser tansiyon hastaları tuzdan uzak durmalıdır. Sofraya tuzluk konulmamalı, günlük tüketim bir silme çay kaşığı ile sınırlandırılmalıdır. Kısıtlama bütün tuzlar için geçerlidir. Himalaya, okyanus, kaya, rafine edilmiş tuzların hepsi fazla tüketildiğinde kalp ve damarları olumsuz etkileyecektir.


4. Bitkisel ilaçlardan uzak durmak:

Kalp hastaları alternatif tedavileri uygulamaya meyillidir. Piyasaya ticari amaçlı sunulan içeriği belirsiz bitkisel ilaçlar mevcut ilaçlarla etkileşerek ölüme dahi yol açabilir. Alternatif tıbbi tedavi için sadece hekim önerileri uygulanmalıdır.


5. Halı sahaya gitmemek:
Devamı

MÜZİK HEM RUHUN HEMDE KALBİN GIDASI :)


Tarih Ocak 7, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

music-heartHayatında müzik dinlemeyenimiz var mı? Tabiki de yok. İnsanları dertlerden ve sıkıntıdan uzaklaştıran kimi zaman mutlu eden bazen hüzünlendiren müzik, bir tedavi şekli olarakda sağlıkta kendine yer edinmiş durumda. Müzk dinlemenin sağlığa etkisi konusunda çok sayıda bilimsel çalışma yapılmış. Bu çalışmalardan çıkan ana sonuç müzik dinlemenin insanda kaygıyı azalttığı, eğrı eşiğini yükselttiği yönünde. Öyleki özellikle ameliyat sonrasında düzenli müzik dinleyen hastalarda ağrı kesici ihtiyacının azaldığı gösterilmiş.

Ruhun gıdası olarak nitelendirilen müziğin kalp sağlığı üzerinde de çok sayıda faydası gösterilmiş durumda. Özellikle yüksek tansiyonu mevcut kişilerde hem büyük hemde küçük tansiyonu azalttığı gösterilmiş. Kan basıncı üzerindeki bu etki vücuttaki kaygının azalması ve tetikleyici sistemlerin baskılanması yoluyla olduğu düşünülüyor. Ayrıca müzik dinlemenin vücuttaki tetikleyici sempatik sistem etkisini azaltarak kalp hızını düşürdüğü gösterilmiş. Ayrıca kalp hastalığı gelişiminin ön gördürücü bulgularından olan kalp hızı değişkenliğinde de düzelme yapmış müzik. Bu etkiler özellikle kalp krizi geçiren kişilerde daha belirgin olarak saptanmış. Başka bir deyimle, ”düzenli müzik dinlemek kalp krizi geçiren kişilerin iyileşme sürecini hızlandırıp yeni kalp krizi geçirme riskini de azaltıyor”

Peki her müzik türü, kalp sağlığında aynı etkiyi yapıyor mu? Devamı

KALP DOSTU YILBAŞI MENÜSÜ NASIL OLMALI?


Tarih Aralık 30, 2015 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

IMG_0680”Yeni yıl sağlımıza sağlık, mutluluğumuza mutluluk katsın”

Kalp hastalıkları tüm dünya ve ülkemizde en önde gelen ölüm sebebini oluşturmaktadır. Beslenme şekli ve kalp hastalığı gelişimi arasında ciddi bir bağlantı vardır. Sağlıklı beslenme yöntemleri ile kalp ve damar hastalıkları sıklığında azalma izlenmiştir. Bütün dünyada kabul edilen kalp dostu beslenme yöntemi ise sebze,tahıl,balık ve zeytinyağının temeltaşı olduğu Akdeniz diyetidir. Elbette bu diyetler bikaç günlük uygulanmamalı, yaşam tarzı olarak benimsenmelidir. Özellikle sağlıklı diyet yapanlarda yapılacak ağır yemek kaçamakları kalp ve damar sağlığını tehlikeye sokacaktır. Yılbaşı yemekleri bu kaçamakların sıkça yapıldığı bir ortamı sunmaktadır. Özellikle dışarda yemek yiyecek kalp hastaları veya kalp hastalığı için risk taşıyan kişilerin akılcı menü seçimine dikkat etmeleri gerekir. Sağlıklı bir yılbaşı menüsüyle yeni yılı karşılamak elbette mümkün. Başlangıç tabağından tatlısına kadar sağlıklı bir yılbaşı menüsünü sizler için hazırladık.

Ordövr tabağı: Nerdeyse ana yemek ile yarışacak tabaklardan uzak kalınmalıdır. 1 dilim keçi sütlü otlu peynir, 1 tane zeytinyağlı yaprak dolması, 1 kaşık yoğurtlu semiz,4-5 adet yeşil zeytin, 1 adet küçük salatalık, 3-5 adet taze ceviz ile sağlıklı bir tabak hazırlanabilir. Salam, pastırma gibi işlenmiş et yerine, füme somon yada salamura balık tercih edilebilir. Özellikle yüksek tansiyon hastaları tuz oranı yüksek salamura gıdalardan uzak kalmalıdır.

Çorba: Brokoli çorbası seçilebilecek en sağlıklı çorbalardan biridir. Kolesterol dürücü etkiside olan brokoli vücuttaki iltihabi reaksiyonları azaltarak ”detox” görevi üstlenir. Alternatif çorba arayışı içinde olanlar antioksidan bombası sarımsak çorbası yada balık çorbası tercih edebilir.

Başlangıç: Faydaları saymakla bitmeyen enginar başlangıç için mükemmel bir tercih olacaktır. Antioksidan ve iltihabi cevabı baskılayan enginar kolestrerolü düşürür, tansiyonu düzenler, kalp ve damar sağlığını korur. Aynı zamanda sindirim problemlerini azaltır, karaciğer, kemik ve beyni de destekler. Folik asit vitamini açısından da zengin bir besindir. Kerevix, havuç ve bezelye parçasıkları ile enginar yemeği zenginleştirilebilir. Devamı

Sonraki sayfa »

Doç. DR Ahmet Karabulut
KARDİYOLOJİ UZMANI

drkarabulut@gmail.com
GSM: +90.505.3577477

Abone ol

ACIBADEM ATAKENT HASTANESİ

Acıbadem

ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ

Acıbadem

RANDEVU İÇİN TIKLAYIN

RANDEVU

KALBİNİSEV.ORG TWİTTER’DA!

ARAMA

Admin