Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey

kalbini sev!

” KIRIK KALP HASTALIĞI ” HASTANELİK EDİYOR!


Tarih Kasım 29, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

bandaged-broken-heart-picture”Aşırı üzüntü, stres ya da fiziksel travmanın tetiklediği kırık kalp hastalığı, etkin tedavi uygulanmadığı durumlarda ölümle dahi sonlanabilir”

Kalp kırmak toplumdaki temel sıkıntılardan bir tanesi olmuştur. Öyle ki, çoğu şarkı ve türkü, film ve dizilerin ana teması hep kalp kırmak üzerine kurulmuştur. Küçük kırgınlıklar sıklıkla çabuk atlatılsa da, ciddi kalp kırıklıkları kişiyi direk hastanelik edebilir. Kırık kalp hastalığı sıklığı gittikçe artmaktadır.

Kırık kalp hastalığının varlığı 1980 li yıllarda tartışılmaya başlansa da, ilk tanım 1991 yılında Japonya’da yapılmış olup, ismine de tako-tsubo hastalığı konmuştur. Tako-tsubo terim olarak ahtapot avında kullanılan çömlek şeklinde kapan olup, hastalıkta kalp bu şekli aldığından bu garip isim verilmiştir. Uzun süre batı toplumunda bu hastalık tanımı kabul görmemiş ve asya kıtasına özgü bir hastalık olduğu düşünülmüştür. 2005 yılında İngiltere’nin önde gelen bir dergisinde bu hastalıktan bahsedilmiş ve batı toplumuda bu hastalığı kabullenmiştir. Batı toplumunda hastalık ‘broken heart syndrome’ olarak bilinmektedir.

takotsubo-cardiomyopathy-octopus2-620x400Kırık kalp hastalığı kimlerde görülür?

Hastaların çoğunluğu Asya ve Kafkas ırkından olup, batı toplumunda daha nadir görünür. Özellikle menapoza girmiş kadınlar ciddi risk altındadır. Kaygı bozukluğu, evhamlı yapı, depresif kişilik bu hastalığı oluşumuna zemin hazırlayan faktörlerdendir.

Kırık kalp hastalığı nasıl oluşur?

Aşırı üzüntü, stres, korku, heyecan, tartışma bu hastalığı tetikleyebilir. Bunun yanında hastaneye yatış, kavga, trafik kazası, hamilelik gibi fiziksel etkenlerde hastalığı tetikleyebilir. Esrar kullanımı hastalığın oluşma riskini ikiye katlar. 50 yaş altında fiziksel etkenler daha ön plandadır. İlginç olarak, uçlarda yaşanan aşırı mutluluk ve sevinç de nadir olarak bu hastalığı tetikleyebilmektedir. Hastalığın tetiklenmesiyle bir anda kalbin fonksiyonlarında % 60-70 lik bir kayıp olur ve kalp yetersizliği gelişir.

Kırık kalp hastalığı tanısı nasıl konulur?

Bu hastalığa tanı koymak oldukça zordur. İlk planda hastaların kalp krizi geçirdiği düşünülür. Yapılan eko ve anjiyografi tetkikleri sonrası kırık kalp hastalığı-kalp krizi ayrımı yapılır. Kalp krizinden farklı olarak, kırık kalp hastalığında damar tıkanması yoktur ve kalpte tipik kasılma bozukluğu gözlenir.

Kırık kalp hastalığı ölüme yol açar mı? Devamı

DÜZENLİ DANS ETMEK, KALP VE DAMAR SAĞLIĞINI KORUYOR :)


Tarih Ekim 27, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

indir”Düzenli dans etmek; düzenli spor gibi kalp ve damar sağlığını koruyor”

Dünyanın bir numaralı ölüm sebebi olan kalp ve damar hastalıklarından korunmada egzersizin önemli bir yeri mevcut. Hareketsiz yaşam kalp hastalığı riskini arttırırken, haftanın 4 günü yapılacak 30 dakika düzenli egzersiz kalp krizi riskini azaltmaktadır. Hızlı tempo yürüme, bisiklet, yüzme ilk planda önerilen egzersizlerdir. Bahçe işleri ile uğraşmak bile egzersiz kabul edilebilir. Hiç birini yapamayan kişilere önerimiz mümkün oldukça yürümek. Hedef günlük minimal 5 bin, ideal olarak 10 bin adım atmak. Ayakta durmanın bile yatanlara oranla faydalı olduğu gösterilmiş. Ancak pek çoğumuz spor denilince adım atmak istemeyiz, yada geri adım atarız. Spor yapmak düşüncesi bazı kişilerce sevimsiz ve yorucu aktivite olarak nitelenebilir. Spor kadar kalp ve damar sağlığını koruyacak eğlendirici aktiviteye ne dersiniz? Peki dans ederek de kalp ve damar sağlımızı düzenli spor yapmış kadar koruyabileceğimizi biliyor muydunuz?

Özellikle düzenli yapılan tempolu danslar düzenli egzersizler ile eşdeğer ölçüde kalp sağlığını koruyacaktır. Özellikle hareketli latin dansları kalp ve damar dostudur. Ça-ça, rumba ve salsa ilk planda akıla gelen egzersize eşdeğer danslardır. Bu danslar sadece kişiye kondisyon kazandırmakla kalmayıp, vücuda esneklik katar. Ayrıca dans ve müziğin beyinde oluşturduğu gevşetici etki özellikle yüksek tansiyon hastalarında ek faydalar sağlayabilir.

Sağlık için egzersizin devamlılığı nasıl önemliyse, dans etmekte düzenli bir aktivite olmalıdır. Önerilen sporlara eşdeğer olarak haftanın 4 günü 30 dakika orta tempoda bir dans hem hayatımıza renk katacak, hemde kalp ve damar sağlımızı koruyacaktır.

Kalp yetersizliği mevcut kişilerde de dansın kalp yetersizliği bulgularını azalttığı gösterilmiştir. Günlük 20 dakika vals yapan kalp yetersizliği hastalarının şikayetlerinde belirgin gerileme olmuştur. Devamı

25 GÜNDE 30 KİLO VEREN KALP HASTASI ESKİ SAĞLIĞINA KAVUŞTU!


Tarih Ekim 26, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

img_67501”Kalp yetersizliği hastalarında kilo takibi çok önemli bir nokta olup, ani alınan kilolar vücuttaki fazla sıvıyı ve ödemi düşündürmelidir ”

Kalp yetersizliği, mücadelesi en zor hastalıklardan biridir. Diyet tedavisi, ilaç tedavisi, toplumsal destek tedavisinin bir arada olması gerektiği bir hastalıktır. Tedavide aksama, vücutta hızlıca su toplanması ve ödemle sonuçlanır. Öyle ki bu ödem başlangıçta gizli seyir gösterebilir ve erken dönemde sadece kilo takibi ile bu durum fark edilebilir.

59 yaşındaki bayan hastamız da kalp yetersizliği tedavisi alan, daha öncesinde kalp ameliyatı ile kapakçığı değişen bir misafirimizdi. Son dönemde tedavisinde ciddi aksamalar olmuş, ve başvurduğu kurumlarda etkin bir tedavi alamamıştı. Hastamız yürüyemiyordu ve tekerlekli sandalyeye bağımlıydı. Vücudunun her tarafında ciddi ödem mevcuttu. Akciğer ve karaciğer ödemliydi ve karında da su birikimi olmuştu. Barsaklar da ödemli olduğu için iştahsızlık mevcuttu. Hastamız sırtüstü yatamıyor ve uyuyamıyordu. Bacak kalınlığı normalin 3 katına çıkmış ve bacaklarından dışarıya doğru bozuk musluklar gibi sürekli su damlıyordu. Her iki bacak tümüyle kızarmış ve mikroplara yuva olmuştu. Hastane yatışı sonrası, etkili bir tedavi planlaması yapıldı. Hastanın diyeti ve günlük alacağı sıvı miktarı belirlendi. Sonrada damar içerisinden ilaç tedavisine başlandı. Hasta düzenli olarak muayene dışında laboratuvar ve röntgen tetkikleri ile takip edildi. Günlük kilo takiplerinde hastamız her geçen gün eriyordu. Öyle ki 83 kg olarak hastaneye yatan misafirimiz, 25 gün sonunda 53 kg a kadar inivermişti. Misafirimiz artık desteksiz yürüyebiliyor, kendi başına yemeklerini yiyebiliyor ve en önemlisi uyuyabiliyordu. Hastane tedavisi sona eren misafirimiz mutlu bir şekilde evinin yolunu tuttu. Aynı duruma tekrar düşmemek için evinde uygulayacağı tedavinin ne kadar çok önemli olduğunu artık hiç unutmayacaktı.

SPORA BAŞLAYACAK KİŞİLER BU ÖNERİLERE KULAK VERSİN !


Tarih Ekim 3, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

images-3”Düzenli ve bilinçli spor kalp ve damar sağlığını korur”

”Hazırlıksız ve yoğun tempoda spor yapmak kalp krizini tetikleyebilir”

Kalp hastalıkları çağımızın en önde gelen ölüm sebebini oluşturuyor. Ölümlerin üçte birinden fazlası kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Kalp hastalığı gelişimin önlenmesinde en önemli noktalardan biride düzenli spor yapmak. Spor yapmayan hareketsiz yaşam süren kişilerde kalp krizi riskinin daha fazla olduğu gözlenmiş. Düzenli spor yapan kişilerde kalp krizi gelişiminde üçte birlik azalma gözleniyor ve ortalama ömür 3-7 yıl uzuyor. Tabi sporu doğru yapmak lazım. Bilinçsiz yapılan ağır tempo sporlar ölümle sonuçlanabilir.

Sağlık için spor nasıl yapılmalı?

En önemli nokta düzenli olmasıdır. Haftanın en az 3 günü spora ayrılmalı, orta tempo egzersizlerde haftalık 150 dakika, yüksek tempo egzersizlerde haftalık 75 dakika spor yapılmalıdır. Haftalık harcanacak hedef kalori minimal 1000 olmalıdır. Haftada 1-2 gün yapılacak 2-3 saatlik spor yada halı saha vücuda sağlık yerine zarar getirecektir. Hipertansiyon ve kolesterol hastaları haftanın 5 günü mümkünse hergünü spor yapmalıdır. Günlük spor sabah akşam 15 dakikalık periyotlar halinde de yapılabilir.

Hangi sporları yapalım? Devamı

29 EYLÜL DÜNYA KALP GÜNÜ❤️💪🏻❤️


Tarih Eylül 24, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

dunyakalpgunu_450”Dünyada bir numaralı ölüm sebebi olan kalp ve damar hastalıkları ile mücadele etmek mümkün”

Neden dünya kalp günü!!!

Kalp ve damar hastalıkları dünyada en önde gelen ölüm sebebi olmaya devam ediyor. 2008 yılında 17.3 milyon ve 2012 yılında 17.5 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölmüş durumda. Bu sayı tüm ölümlerin yaklaşık %30 una denk geliyor ve bu sayının 2030 yılında 23.3 milyon kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor. Ölümlerin çoğunluğu az ve orta gelişmiş ülkelerde olup, bu oran % 40 lara ulaşabiliyor. Kalp ve damar kaynaklı ölümlerin %40-45’i direk kalp krizi ve %30’u felçten kaynaklanıyor. Kalp hastalıkların bu kadar ön plana çıkması dünya sağlık örgütü ve üye ülkelerini tedbir almaya yönlendirmiş ve eylül 2000 yılı itibariyle bu hastalıklara dikkat çekmek için dünya kalp günü kutlanmaya başlanmıştır.

Ülkemizde durum nedir!!!

Ülkemizdeki veriler de genel dünya istatistikleri ile paralel seyrediyor. Ölümlerin % 40’ı kalp ve damar hastalıklarından olup, bu yaklaşık her 3 dakikada bir kişinin ölümünü ifade ediyor. 2014 yılında 153 bin ve 2015 yılında 157 bin kişi kalp ve damar hastalıklarından kaybedilmiş. Bu sayı kanserden kaybedilen kişilerin yaklaşık 2 katına denk geliyor.

rm_news_whd2015Risk faktörleri neler!!!

Kalp ve damar hastalığının değiştirilemeyen risk faktörleri; erkek cinsiyet, ileri yaş ve genetik yatkınlıktır. Kısmen kontrol altına alınabilen risk faktörleri ise; yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, stress ve yoksulluktur. Birde kalp hastalığı riskini arttıran ve tamamen önlenebilen risk faktörleri vardır. Bunlar; sigara ve aşırı alkol tüketimi, sağlıksız diyet ile beslenmek, hareketsiz ve tembel yaşam, şişmanlık, ihmal ve hekim kontrolünden geçmemek olarak sıralanabilir.

Kalp ve damar sağlığımızı koruyacak öneriler: Devamı

EYLÜL AYI İLE KALBİMİZE TAZELİK KATALIM 🍂🍁 ❤️🐟🍇💪🏻


Tarih Eylül 3, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

1”Eylül ayı; balığın, üzümün ve cevizin en tazesinin tezgahlarda yerini aldığı zamandır. Taze balık, üzüm ve ceviz tüketerek kalp ve damar sağlığınızı koruma altına almak elinizde”

Kalp hastalıkları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir numaralı ölüm sebebi. İnsanların üçte biri damar rahatsızlıklarının neden olduğu kalp krizi ve felç ten kaybediliyor. Oysaki sağlıklı bir yaşam tarzı ile kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürmek mümkün. Kalp hastalıklarına dikkat çeken aktiviteler genelde Eylül ayında zirve yapar. Dünya kalp günü Eylül ayı içerisinde 29 Eylül’de kutlanmakta ve kalp hastalıklarının önlenebileceği tekrar tekrar vurgulanmaktadır. Kalp hastalıklarını önlemede beslenmenin yeri tartışılmazdır. Eylül ayına özel kalbimize sağlık katacak üç beslenme önerisini sizinle paylaşmak istedik.

2

  •  Haftada 2 gün balık ile kalpler koruma altında : 1 Eylül’de balıkçılar ”vira bismillah” diyerek balık sezonunu açarlar. Balığın kalp ve damar dostu herkesçe kabul edilir. Bu olumlu etkiyi sadece vücuda faydalı omega-3 içeriği ile yapmaz. Balık aynı zamanda protein, vitamin ve mineral deposudur. Balıklar A,B,D,E,K vitaminlerinin hepsini içerir. 6 çeşit B vitamini içeriği yanında D vitamininden zengindir. Bunların yanında kalsiyum, demir, sodyum, potasyum, magnezyum, çinko, selenyum, fosfor gibi mineraller de içerir. Haftada 2 gün balık tüketmek vücudun hayvansal omega-3 ihtiyacını karşılayacaktır. Nerdeyse her balığın kalp ve damar sağlığına olumlu etkisi vardır. Pahalı balıklar daha besleyici ve sağlıklıdır inanışı doğru değildir. Omega-3 açısından en zengin mevsim balıkları sardalye ve istavrittir. Bunun yanında özellikle kuzey denizlerinden getirilen somon balıklarıda omega-3 deposudur. Balık tüketirken yağda kızarmış balığın faydalı etkilerinin azaldığı akılda tutulmalıdır.

Devamı

HAKİMİYET MİLLETİNDİR


Tarih Temmuz 28, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

15temmuz‘’Asil Türk milleti bir kez daha ülkeyi karanlığa sürüklemeye çalışan fetö terör örgütü ve karanlık güçleri bertaraf ederek ülkenin geleceğini kurtarmış, demokrasiye sahip çıkmıştır”

Ülkemizin olmazsa olmazı olan demokrasi ve milli irade 15 temmuz tarihinde büyük bir tehlike atlatmıştır. Karanlık güçlerin desteğini alan fetö terör örgütü ve darbeci cunta ülke yönetimine el koymaya çalışmıştır. Asil Türk milleti demokrasiye sahip çıkarak cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifiyle meydanları doldurmuş ve darbeye dur demiştir. Teşebbüs sonrası tutulan demokrasi nöbetleri ile yeni bir darbe tehlikesi önlenmiştir. Teşebbüs ile ilgili ayrıntılar ortaya çıktıkça ülkemizin ne kadar büyük bir tehlike atlattığı net olarak gözler önüne serilmiştir. Bu süreçte hayatlarını kaybeden şehitlerimize rahmet diliyorum, şehitlerimize minnet borçluyuz. Gazilerimize acil şifalar diliyorum. Demokrasiye sahip çıkan kardeşlerimize teşekkür edip, saygı ile selamlıyorum. Türkiye’ nin kalbi sizler sayesinde daha sağlıklı ve ritmik atacaktır.

SAĞLIKLI BİR BAYRAM İÇİN BU ÖNERİLERE KULAK VERİN :)


Tarih Temmuz 1, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

256731”Bayramda tüketime ve mideye yüklenen kişileri bekleyen tehlikeler; çarpıntı ve ritim bozukluğu, tansiyon yükselmesi, kalp krizi, felç, şeker krizi, kolesterol yüksekliği, kilo alımı ve barsak bozukluklarıdır”

Ramazan ayının son günlerinde bayram hazırlığı telaşı başladı. Kimi yapacağı bayram ziyaretlerini planlarken, kimiside tatil için geri sayımda bekliyor. Bu sene bayram tatilinin uzun olması, tatil için yapılan promosyonlar tatilci sayısını belirgin arttıracak. İster bayram ziyareti olsun, isterse tatil; bayramda temelde odaklanılan nokta ise aşırı tüketim. Ramazan ayında dinlenen mideler bir anda çeşit çeşit yiyeceklerin ve özellikle tatlı ve çikolataların hücumuna uğrayacak. Oruç sonrası mideye yapılacak aşırı yüklenme başta mide rahatsızlıkları olmak üzere ciddi sağlık sorunlarını için risk teşkil ediyor. Özellikle açık büfe tatilciler her şey dahil konsepti ile günde 6-7 ana öğün tüketebiliyor. Tatili ve bayramı sağlıklı kılacak önerileri sizler için sıraladık. Devamı

KALP HASTALARI İÇİN ORUÇ REHBERİ


Tarih Haziran 3, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

1460014147322”Kalp ve damar hastalığı olanlar, sürekli ilaç kullananlar oruç tutmadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmelidir ”

Zaman çabucak geçti ve yine ramazan ayı kapıları çalmak üzere. Oruç tutacak kişileri bu sene zorlu günler bekliyor. Zira yılın en uzun ve sıcak günlerinde oruç tutulacak. Oruç süresi yaklaşık 17 saate ulaşacak. Hava sıcaklıkları 30 dereceyi geçecek. Normal sağlıklı insanları dahi zorlayabilecek bu süreci rahat geçirmek için kalp ve damar hastalıkları olan kişilerin doktorlarının önerilerine harfiyen uymaları şart. Oruç tutması önerilmeyen kişilerin gizlice oruç tutması yılın bu uzun ve sıcak günlerinde istenmeyen sağlık sorunlarıyla sonuçlanabilir. Bu yazıda kronik hastalığı olanlar kadar sağlıklı kişilere de yol gösterecek oruçla ilgili önerilerimizi bulacaksınız.

 

Kimler oruç tutmamalı?

  • Kontrolsüz yada çoklu ilaç kullanan yüksek tansiyon hastaları
  • Kalp yetersizliği hastaları
  • İnsülin yada çoklu ilaç kullanan şeker hastaları
  • Son 3 ay içerisinde kalp krizi geçiren ve stent takılan yada bypass olan hastalar
  • Tedavi edilmemiş damar hastalığı olan kişiler
  • İlerlemiş kapak hastalığı olanlar
  • Ciddi ritim bozukluğu olanlar
  • Hastalıkları nedeniyle günün belirli saatlerinde ilaç almak zorunda olanlar ve bu ilaç tedavisi iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalar

Devamı

AZ SU İÇENLERDE KALP KRİZİ DAHA SIK!


Tarih Mart 22, 2016 | Henüz yorum yok
Yazar: Doç. Dr. Ahmet Karabulut

su”Günde 2 bardak ve altında su içenlerde kalp krizi riski % 50 artıyor!”

Susuz yaşam düşünülebilir mi ? Dünyada yaşamın sürdürülebilmesi için olmazsa olmazlardan olan su asırlardır süregelen insanlar arasındaki savaşların ve anlaşmazlıkların hep temelinde olmuştur. Suyun yerini tutabilecek hiç bir sıvı bulunamamıştır. Buna rağmen suya gerekli özen gösterilmemiş ve temiz su kaynaklarının sayısı hızlıca azalmaya yüz tutmuştur. Suyun öneminin daha rahat anlatılması için 22 Mart Dünya su günü olarak kutlanmakta ve temiz su kaynaklarının önemine vurgu yapılmaktadır. Yeryüzünde yaşamın devamını sağlana su vücudumuz için de vazgeçilmez bir sıvıdır. Öyleki; erkek vücudunun % 60 ı ve kadın vücunun % 50-55 i sudan oluşmaktadır. Kabaca ortalama 70 kg olan bir kişide 42 litre su bulunur.

Suyun vücutta genel dağılımı:

Bir çok hayati organda bulunan su miktarı % 70 in üzerindedir. Beyinde % 75, kalpte % 79, akciğerlerde % 79 ve böbreklerde % 83 oranda su bulunur. Kasların bile % 76 sı sudur. En az su miktari ise % 10 ile yağ dokusu ve % 22 ile kemikte bulunur. Yani kilolu ve yağlı olan kişilerde vücuttaki su oranı azalır.

Vücutta su döngüsü nasıl olur: Devamı

Sonraki sayfa »

Doç. DR Ahmet Karabulut
KARDİYOLOJİ UZMANI

drkarabulut@gmail.com
GSM: +90.505.3577477

Abone ol

ACIBADEM ATAKENT HASTANESİ

Acıbadem

ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ

Acıbadem

RANDEVU İÇİN TIKLAYIN

RANDEVU

KALBİNİSEV.ORG TWİTTER’DA!

ARAMA

Admin